23 Ekim 2010 Cumartesi
KUZUCUM HASTA
Tam Karya iyileşiyor derken Damlam da hastalandı.Dünden beri ateşler içinde yanıyor yavrum.Ayrıca sürekli kusması var.Su içse kusuyor.Hiç bir şey yemiyor.Sabah kalkınca baktım olmıyacak evde emedur fitil vardı.Fitil verdim.Kusması durdu.Ama hala hiç bir şey yememekte ısrarlı.Gece ılık suyla yıkadık.Sürekli ateş düşürücü verdik.Baktık olmuyor soluğu acilde aldık.Evden çıkarken ateşini ölçmüştüm:38.8.Gidince tekrar ölçtüler aynı.Hemen ateş düşürücü fitil verdiler.Bir saat bekleyin tekrar ölçüm yapacağız dediler bizde hastanenin kantinine gittik.Orada tost aldık kızlara.Damla zorla bir iki lokma yedi.Bir saatin sonunda tekrar ateş ölçümü yapıldı ateşi:38.5 Bu kez şurup verildi.Yarım saat sonra tekrar ölçeceğiz dediler.Yarım saat sonra çok şükür düştü ateşi.Eve geldik.Yarım kalan tostunu istedi.Baktım yiyor.Hemen yemek yaptım ama sucuk istedi.Sucuk pişirdim.Sucuğu ben çok sevdiğim için kızlarda seviyor.Ama M.her defasında kızıyor.Sucuk yiyoruz diye.Bana hep der ne kadar zararlı şey varsa yiyorsun ama napiim.Kahvaltı kültürüm yok benim.Yani zorla peynir ve ezeytin yemeğe alıştım M.sayesinde.Eskiden kahvaltıda sadece yumurta ve margarin türü şeyler yerdim.Başka bir şey aramazdım.Kızlar da bana çekecek diye korkuyor M.Haklı sucuk zararlı ama yedikleri tek zararlı şey nerdeyse sucuk.Salam ve sosis zaten almayız evimize.Kola ve türevleri de evimize girmez.Neyse karnı doydu ya kuzumun.Aç yatmadı şükür.AMa tam yattık dedi ki anne peynir ekmek yiyeceğim.TAmam dedim kalktık birer dilim peynir yediler ve uyudular şimdi.Bende kahvemi aldım açtım PC mi.Yazayım dedim.M nin de maçı var.Yalnızım yani şu saat.Ne yapacağıma karar veremiyorum.Dağ gibi ütüm var.Makinede asılacak çamaşırlar var.Okunacak kitaplarım var.Şu an elimde Ali Çankırılının çocuklarınıza sınır koyma adında bir kitabı var.Çok basit dille yazılmış dolayısıyla okuması çok kolay.Tek kusuru Robert Mckenzie nin çocuğunuza sınır koyma kitabıyla neredeyse aynı.AMa bizim kültürümüze daha yakın örnekler verdiği için daha anlaşılır.Bizde Karya da işe yaradı verdiği taktikler ama Damla ya sökmüyor.Bunu bitirince birde şu bizim elizabeth'in (Elizabeth Pantley'in) kitabını okuyacağım.Çocuğunuzla iş birliği yapabilme.Belki Damla da işe yarayacak taktikler bulurum.Bazen aşılamayacak krizler yaşıyoruz.Özelikle Karya da bir dönem yaşadık.AMa şimdi azaldı o krizler ve inatlar.Kitapmı işe yaradı yoksa zaten kuzumda yoktu hastalığın verdiği bir süreçmiydi bilmiyorum.Neyse uykusuz bir gecenin ardından sanırım çamaşırlarımı asıp yatacağım.Canım bir şey yapmak istemiyor çünkü.Bu arada annem daha iyi.
21 Ekim 2010 Perşembe
UZUN ZAMANDIR EKLEYEMEDİĞİM FOTOLAR
Annemin ameliyatından bir gün öncesi.Annem kızları çok özlediğini söyledi ve bizde pazar günü kızları hastaneye götürdük.Annem zorda olsa aşağıya indi.Hastanenin kantininde oturduk biraz.Damla annemi öyle kolunda serumla görünce çok tedirgin oldu.Karya ise annemi kendi elleriyle besledi.Hasta diye.Aşağıdaki fotolar ise kızların iş yerine geldiği günlerden birinde çekildi.Sanırım Ramazan Bayramı öncesi arife günüydü.Yarım gün diye gitmiştik.Ve Konak Meydanında kuşlara yem attı kızlar.


12 Ekim 2010 Salı
ANNEM AMELİYAT OLDU
Bir süredir yazamıyordum ve yazamayacağımda.Annem dün ameliyat oldu.Keyifsizim tatsızım. Kafam allak bullak.Beynim yorgun.Kızlar hasta.Karya yaklaşık on gündür burun akıntısıyla boğuşuyordu.Haftasonu tam iyileşti derken dün kreşten geldiğinde yine burun akıntısı başlamış.Bir taraftan da öksürük var.Sabaha kadar uyumadı ve uyutmadı.Aklımdayken anlatmak istediğim bir olay var.Dün sabah 5 te uyandı babannesinin yanına gitti.Kadını kaldırmış bir güzel kahvaltı hazırlatmış kendisine.Bir de çay demletmiş.Yumurta pişirtmiş yağda.Ama hanımefendi ekmeği beğenmemiş bakkaldan ekmek istemiş bakkal kapalı olduğu içinde ekmek alınamamış ve vazgeçilmiş kahvaltı edilmekten.Sonra ayağa yatırılmış kontes ve ayakta sallanarak uyumuş.Edepsiz ve eziyetçi çocuk.Ama nedense babannesine yapılıyor eziyet.Pazar günü kızları ananesini görmeye götürdük hastaneye.annem kolunda serumla gelince DAmla tedirgin oldu.Ama KArya minik minik poağaçaları annemin ağzına tıkmaya çalışıyordu anane ye diye.Ve dönüşte yengem annemin koluna girdi yukarı çıkarmak için Karya ben tutcam ananemin elini diyerek kimseye bırakmadı refakat işini.ve arkasından uzun süre ağladı ananem bizle gelsin diye.Neyse bizden şimdilik bu kadar.Akşam acile götüreceğim kızları muayene ettirmek için.Gündüz vakit bulamadım mecburen acil yolu göründü bize.İnşallah ciddi bir sorunumuz yoktur.
4 Ekim 2010 Pazartesi
BATTANİYE SORUNUMUZDA AŞAMA KAYDETTİK
Biliyorsunuz Damla'nın battaniyesine olan düşkünlüğünü.Ve kreşte de battaniyesiyle yaşadığı sorunları.Ve on alıp kestiğim yeşil battaniyeyi.Ve istemediğini.
Cuma günü akkşam onları almaya gittiğimizde ikisininde sırtında ayıcıklı sırt çantası vardı.Öğretmenleri hediye almış ikisine de.Hani belki Damla çantayı görüp battaniyeden vazgeçer düşüncesiyle.Battaniyesinide katlayıp çantaya yerleştirmeye çalışmışlar.Ama çanta küçük battaniye büyük olunca çantanın ağzı kapanmamış.Öğretmenide konuşmuş onunla.Bana ayrılırken "Damla ne yapacağını biliyor biz konuştuk onunla" dedi.Arabada battaniyesini çıkardı çantadan koklaştılar biraz.Eve gidince yüzüne bile bakmadı açıkçası.Sonra ben konuştum onunla."Bak kızım istersen büyük battaniyen evde kalsın artık, okuldan gelince onu kullanırsın.Okula giderken de küçük yeşil battaniyeni götürürsün.Hem çantanın içine de sığar o" dedim.Tamam dedi.Ertesi gün yani cumartesi günü battaniyesini birlikte makineye attık yıkansın diye.Ve DAmla'm canım kızım uyurken yeşil küçük battaniyeyle uyudu.Tamam dedim oldu bu iş.Demek kabullendi.Bugün gelirken yeşil küçük battaniyeyi sırt çantasına yerleştirdim.Anlattım ona itiraz etmedi.Biraz önce kreş öğretmeniyle konuştum sorun yok dedi.Ben her ihtimale karşı Damla görmeden büyük battaniyesini poşete koyup kreşe bıraktım.Ne olur ne olmaz diye.Ama hiç aramamış kendi battaniyesini.Yeşil battaniyesi elindeyken jimnastik dersi başlamış ve bırakmış elinden o da katılmış derse.Sanırım aştık bu sorunu da.
Bu aralar pek bi dillendiler.Acaip cümleler kuruyorlar.Birbirlerine nispet yapar oldular.Yolda giderken bir şey görüyor birisi.Diğeri görmüyor mesela.Biri diğerine "önce ben gördüm" diyor.Diğeri de deliriyor bu durumda bende görecem diye.
Karya biraz rahatsız.Öksürük ve burun akıntısı var.Peditus kullanıyoruz.Ve kreşe iyice alıştılar artık.Sorunsuz gidiyoruz.Cuma günü akşam gelirken bana Karya "anne okul çok güzel" dedi.Ve arkadaşlarının isimlerini sayıyorlar bana."dilara, deniz ali, deniz, efe, begüm, evrim".Efe hala ağlıyormuş.anne, anneanne, baba, babane diye.Yazık.
Karya her sabah giyeceği kıyafeti kendi seçiyor.Benim çıkardığım giyimi kesinlikle giymiyor.Kendi açıyor dolabı tişörtünü seçiyor önce sonra da şort seçiyor (şort dediği de pantolon) ve kendisi giyiniyor.Damla garibim ise ne çıkarırsam onu giyiniyor ama ben ona da soruyorum bunu yada şunu giymek istermisin diye.Bir ara kıyafet konusunda aynı giyinme derdimiz vardı.Bizde aynı kıyafetten iki tane alıyorduk hep.Ama bu sıralar tercihleri değişti.Artık farklı kıyafet giydiriyorum bende.Arada yine aynı giyinmek zorunda kalıyorlar ama genelde farklı şeyleri tercih ediyorlar.Buna seviniyorum işte.
Birde Karya dün diyor ki bana.
"anne ben okul ııııı"
"niye kızım"
"ben okul eeee ııııı"
"neden annecim"
"betül konuşuyo çok, ben eee ıııı"
"betül kim kızım arkadaşın mı"
"ııı aba"
"öğretmen mi"
"ıııı çocuk"
"peki ben öğretmeninle konuşurum annecim"
"anne öğretmen ıııı betülle konuş"
"peki betül ne yapıyor annecim ne diye konuşuyor"
Karya evin içinde koşarak;
"koşuyor bööle bööle" "konuşuyo işte"
"tamam annecim ben konuşacağım betülle de öğretmeninle de"
"tamam"
Cuma günü akkşam onları almaya gittiğimizde ikisininde sırtında ayıcıklı sırt çantası vardı.Öğretmenleri hediye almış ikisine de.Hani belki Damla çantayı görüp battaniyeden vazgeçer düşüncesiyle.Battaniyesinide katlayıp çantaya yerleştirmeye çalışmışlar.Ama çanta küçük battaniye büyük olunca çantanın ağzı kapanmamış.Öğretmenide konuşmuş onunla.Bana ayrılırken "Damla ne yapacağını biliyor biz konuştuk onunla" dedi.Arabada battaniyesini çıkardı çantadan koklaştılar biraz.Eve gidince yüzüne bile bakmadı açıkçası.Sonra ben konuştum onunla."Bak kızım istersen büyük battaniyen evde kalsın artık, okuldan gelince onu kullanırsın.Okula giderken de küçük yeşil battaniyeni götürürsün.Hem çantanın içine de sığar o" dedim.Tamam dedi.Ertesi gün yani cumartesi günü battaniyesini birlikte makineye attık yıkansın diye.Ve DAmla'm canım kızım uyurken yeşil küçük battaniyeyle uyudu.Tamam dedim oldu bu iş.Demek kabullendi.Bugün gelirken yeşil küçük battaniyeyi sırt çantasına yerleştirdim.Anlattım ona itiraz etmedi.Biraz önce kreş öğretmeniyle konuştum sorun yok dedi.Ben her ihtimale karşı Damla görmeden büyük battaniyesini poşete koyup kreşe bıraktım.Ne olur ne olmaz diye.Ama hiç aramamış kendi battaniyesini.Yeşil battaniyesi elindeyken jimnastik dersi başlamış ve bırakmış elinden o da katılmış derse.Sanırım aştık bu sorunu da.
Bu aralar pek bi dillendiler.Acaip cümleler kuruyorlar.Birbirlerine nispet yapar oldular.Yolda giderken bir şey görüyor birisi.Diğeri görmüyor mesela.Biri diğerine "önce ben gördüm" diyor.Diğeri de deliriyor bu durumda bende görecem diye.
Karya biraz rahatsız.Öksürük ve burun akıntısı var.Peditus kullanıyoruz.Ve kreşe iyice alıştılar artık.Sorunsuz gidiyoruz.Cuma günü akşam gelirken bana Karya "anne okul çok güzel" dedi.Ve arkadaşlarının isimlerini sayıyorlar bana."dilara, deniz ali, deniz, efe, begüm, evrim".Efe hala ağlıyormuş.anne, anneanne, baba, babane diye.Yazık.
Karya her sabah giyeceği kıyafeti kendi seçiyor.Benim çıkardığım giyimi kesinlikle giymiyor.Kendi açıyor dolabı tişörtünü seçiyor önce sonra da şort seçiyor (şort dediği de pantolon) ve kendisi giyiniyor.Damla garibim ise ne çıkarırsam onu giyiniyor ama ben ona da soruyorum bunu yada şunu giymek istermisin diye.Bir ara kıyafet konusunda aynı giyinme derdimiz vardı.Bizde aynı kıyafetten iki tane alıyorduk hep.Ama bu sıralar tercihleri değişti.Artık farklı kıyafet giydiriyorum bende.Arada yine aynı giyinmek zorunda kalıyorlar ama genelde farklı şeyleri tercih ediyorlar.Buna seviniyorum işte.
Birde Karya dün diyor ki bana.
"anne ben okul ııııı"
"niye kızım"
"ben okul eeee ııııı"
"neden annecim"
"betül konuşuyo çok, ben eee ıııı"
"betül kim kızım arkadaşın mı"
"ııı aba"
"öğretmen mi"
"ıııı çocuk"
"peki ben öğretmeninle konuşurum annecim"
"anne öğretmen ıııı betülle konuş"
"peki betül ne yapıyor annecim ne diye konuşuyor"
Karya evin içinde koşarak;
"koşuyor bööle bööle" "konuşuyo işte"
"tamam annecim ben konuşacağım betülle de öğretmeninle de"
"tamam"
30 Eylül 2010 Perşembe
BATTANİYE SORUNUMUZDA GELİŞME YOK..
Dün yeni battaniye aldığımı yazmıştım.Akşam kızları kreşten alırken Damlanın elinde kocaman bir yoğurt kovası vardı.Kovanın içinde de battaniyesi.Öğretmeni kirlenmesin yani yerlere sürünmesin diye kovanın içine koymuş ve bunun içinde taşı demiş Damla'ya.O da aynen dediği gibi kovayla taşıdı battaniyesini.Akşam Hilal Ablamlara gitmiştik.Ordan geldik ve ben o zaman çıkardım yeni battaniyeyi.Ama arabada gelirken anlattım ona durumu.Tamam dedi.Eve geldik çıkardım battaniyeyi nasıl beğendin mi dedim.Bunu keselim küçültelim okula bu minik battaniyeyi götür ne dersin dedim.Hayır dedi.Turuncu yani kendi battaniyesini kesmemi söyledi.Eminmisin dedim.Evet dedi.M ise sakın diye bana işaret ediyor.Kesersen ve eskisini isterse ne yaparız telaşında.Haklı bende düşünüyorum ne yaparız o zaman.Eski haline de döndüremeyiz.Damla ağlamaya başlıyor bu arada yeniyi istemem diye.Tamam kızım diyoruz şimdi eski battaniyenle yat ve uyu.Yatıyor rahat rahat.Onlar yattıktan sonra ben yeni battaniyeyi dört parçaya ayırıyorum.Parçalardan bir tanesinin kenarını tıpkı kendi battaniyesinde olduğu gibi ıslatıp ütülüyorum.Neredeyse aynı deformelikte oluyor.Beğenir mi acaba diyorum M.ye sanmam diyor.Sabah kalkıyoruz kızlarda uyanıyor ben heyecanla Damla'ya yeni kesilmiş battaniyeyi gösteriyorum.Başlıyor ağlamaya.Ama ne ağlamak gözlerinden yaşlar akıyor kızımın.İstemem diyor.Ben kendi battaniyemi istiyorum.Bakıyoruz çaresiziz.M.olaya el koyuyor hemen."Tamam kızım bu battaniye senin.Sen ne zaman büyürsen o zaman küçük battaniyeni istersen kullanırsın.Sen isteyene kadar bu burada kalacak.Şimdi ağlama ve hadi al battaniyeni de okula gidelim."Damla kendi battaniyesini alıyor ve sevinçle dışarı çıkıyor.Karya ise giyim derdinde.Ne giysem acaba diye çekmeceleri karıştırıyor.
Onları okula birakıyoruz sorunsuz.Artık ağlamalar yok neredeyse.Öğleden sonra öğretmenimizi arıyorum ve konuşuyoruz bu konuyu.Anlatıyorum ona Damla'nın hazır olmadığını.Tamam diyor.Ben burada en azından yerlerde gezdirmesini engellemeye çalışayım.Evet diyorum sadece uyku arkadaşı olması için en azından çaba gösterelim.Kadın da haklı.Parka giderken de yanında taşıyormuş battaniyesini.Ama bugün pek elinden bırakmamak istememiş.Anlıyor çocuğum battaniyesiyle ilgili bir sorun olduğunu.Ama battaniyesiyle arkadaşlığının devam etmesi taraftarıyım.En azından uyurken yanında olsun.BAkalım bu iş nasıl sonuçlanacak bende çok merak ediyorum.
Onları okula birakıyoruz sorunsuz.Artık ağlamalar yok neredeyse.Öğleden sonra öğretmenimizi arıyorum ve konuşuyoruz bu konuyu.Anlatıyorum ona Damla'nın hazır olmadığını.Tamam diyor.Ben burada en azından yerlerde gezdirmesini engellemeye çalışayım.Evet diyorum sadece uyku arkadaşı olması için en azından çaba gösterelim.Kadın da haklı.Parka giderken de yanında taşıyormuş battaniyesini.Ama bugün pek elinden bırakmamak istememiş.Anlıyor çocuğum battaniyesiyle ilgili bir sorun olduğunu.Ama battaniyesiyle arkadaşlığının devam etmesi taraftarıyım.En azından uyurken yanında olsun.BAkalım bu iş nasıl sonuçlanacak bende çok merak ediyorum.
29 Eylül 2010 Çarşamba
BATTANİYE SORUNUMUZA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ARIYORUM.
Bu sabah öğretmenimizle konuşmak istedim.Bir kaç gündür konuşamamıştık çünkü.Aradığımda nasıl gidiyor diye sordum var mı bir problem babında.Bana psikologun Damla'yı gözlemlediğini ve bu battaniye işine bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledi.Yani sürekli elinde bir battaniyeyle dolaşıyor kızım kreşte.Öğretmenimiz yemek yerken artık yanına koyduğunu ama parka giderkende yanında taşıdığını ve bunuda o küçücük boyuyla yapamadığını dolayısıyla yerlere süründüğünü ve kirlendiğini falan anlattı.Damla zaten evde de bir yere giderken aynı şekilde taşıyor battaniyesini.Ama bu aralar evde fazla birlikte değiller.Sadece kreşte yanında olmasını istiyor herhalde.Kendini güvende hissetmesi içinde bu normal bence.Hala alışamadı ve tedirgin nede olsa.Bence battaniyesiyle uzun yıllar yaşayabilirde.Çünkü eskiden yıkanmasına bile karşı çıkan kızım şimdi kendi atıyor makineye yıkanması gerektiğinde.Yalnız biz yine de M.ile bu işe bir çözüm bulmayı düşünüyorduk uzun zamandır.Ama bir türlü çözüm bulamadık.Daha küçük bir şeyle değiştirelim dedik.Hatta ciciannemiz minik minik iki tane peluş kumaş buldu geldi ama Damla onları istemedi.Ayıcıkları teklif ettim hayır dedi.Bende bugün M.nin de önerisiyle Kemeraltının arka sokaklarına gittim.Bebek eşyası satan mağazaları gezdim.Peluş battaniyemizin aynısından bir tane daha alayım ve yeni aldığımı dört parçaya ayırayım diye.Ama hiç bir yerde aynısından yani aynı renginden bulamadım.Aynı modelin yeşil rengini bir yerde buldum ve aldım.Bakalım akşama Damla ile konuşacağız.Ve o da isterse yeni battaniyemizi parçalara ayıracağız.Belki de yeni battaniyeyi sevecek ve biz eskisini parçalara böleceğiz kim bilir.Bu arada bu durumla ilgili başka çözüm önerisi olan varsa lütfen paylaşsın.İnsan bazen tıkanma noktasına geliyor çünkü.
28 Eylül 2010 Salı
KREŞ GÜNLÜĞÜ-SANIRIM ARTIK SON
Kreşe başladığımızdan beri alışma sürecimizi, yaşadıklarımızı not ettim.İleride biz nasıl kreşe gittik diye sorduklarında açın okuyun diyeceğim.Aradan uzun yıllar geçmiş olacak.
Şimdi kreş günlüklerinin sona erme nedenini yazayım.Sanırım artık alıştık.O zorluklar o krizler yaşanmıyor artık.Gitmek zorunda olduklarını anladılar.Gerçi hala akşamları biz okulu sevmedik diyorlar ama artık bunu ağlayarak söylemiyorlar.Birde sabah uykularını alamıyorlar. Mızırdanmalarında bunun da etkisi var. Dün gayet güzel geçti.Sabah Damlanın o yüz ifadesinden sonra böyle olacağını tahmin etmedim ama.Kızlarımı almaya gittiğimizde içeriden sesleri geliyordu.Görevli teyzemiz Karyaaa-Damlaaa diye seslendiği anda benimkiler anneeee babaaaa diye bağırmaya başlamışlardı bile.Damla koşarak geldi ve atladı boynuma.Zıplaya zıplaya hemde.Görmeliydiniz o anı.Sarıldık kucaklaştık öpüştük..Benden sonra babasına koştu onuda öptü.
Karya bu arada kraliçe endamıyla merdiven inmeye çalışıyor.İndi hemen ayakkabılarını giymeye başladı.Karya kreşe başladığından beri herşeyini kendisi yapıyor.Kendisi giyiniyor.Atletini, külodunu, tişörtünü, pantolununu yada pijamasını ve çorabını.Çorapları genelde ters giyiliyor ama olsun.Kızım kendi başına bir şeyler başarıyor buda bizi çokk mutlu ediyor.Damlada kendi başına yapmaya çalışıyor ama biraz daha tembelce bu konuda.Çünkü sabırlı değil hemen sıkılıyor ve bir an önce olsun bitsin istiyor.
Bu sabah ise Karya yine ağlayarak uyandı.Tersinden kalktı yani.Belliydi.Ben lavobaya gittim vay efendim niye gitmişim.Ağlaya ağlaya peşimde dolaşıyo.Sonra Babası geldi ne istiyorsun kızım diye sordu birlikte bizim odaya gittiler ve benim makyaj çantamı alıp çıkmışlar.Bir ara odalarına girdim ve bir de ne göreyim.Karya benim saç rimelimi almış dudaklarını boyuyor.Aldım elinden ruj verdim dedim boyasın her tarafı ne yapayım.O arada hazırlanmam gerekiyor kızların hazırlanması gerekiyor.Neyse efendim ben hazırlandım geldim kızları giydireyim diye.Elimde elbiseleri.Hanımefendi elbise giymeyecekmiş.Şort giyecekmiş.Şort dediği de pantolon.Gitti kendi istediği tişörtü ve pantolonu aldı getirdi.Birlikte giyindik tabi dudağında benim pembe rujumla.Damlayı da babası giydirdi.Sorunsuz bir şekilde çıktık evden.Kreşe vardık.İçeri girince ayakkabılarımızı çıkardık görevli teyzelerimiz gelmedi henüz ama baktım Karya elinde (bu arada bizden istedikleri kitaplar vardı cumartesi günü kızlarla birlikte gidip o kitapları almıştık.Dün onlar uyuduktan sonra etiketledik ve poşete koyduk.Sabahda ikisi birer elinde poşet olmak üzere çıkmıştı evden) kitaplarıyla merdivenleri çıktı ve hiç arkasına bile bakmadan içeri girdi.Damla ise görevli teyze gelene kadar merdivenleri yarılamıştı teyze gelince döndü arkasına bize baktı ve el salladı.Ama bu kez dudaklar büzük gözler dolu değildi.Damla zaten kabullendi artık okul olayını.
İşte bizim kreş macerelarımızın sona eren kısmı.Tabi son diyorum ama belli olmaz benim sıpaların işi.Belki yarın herşey en başından devam edecek(Allah korusun diyorum) Ama en azından gitmek zorunda olduklarını biliyorlar artık.
Şimdi kreş günlüklerinin sona erme nedenini yazayım.Sanırım artık alıştık.O zorluklar o krizler yaşanmıyor artık.Gitmek zorunda olduklarını anladılar.Gerçi hala akşamları biz okulu sevmedik diyorlar ama artık bunu ağlayarak söylemiyorlar.Birde sabah uykularını alamıyorlar. Mızırdanmalarında bunun da etkisi var. Dün gayet güzel geçti.Sabah Damlanın o yüz ifadesinden sonra böyle olacağını tahmin etmedim ama.Kızlarımı almaya gittiğimizde içeriden sesleri geliyordu.Görevli teyzemiz Karyaaa-Damlaaa diye seslendiği anda benimkiler anneeee babaaaa diye bağırmaya başlamışlardı bile.Damla koşarak geldi ve atladı boynuma.Zıplaya zıplaya hemde.Görmeliydiniz o anı.Sarıldık kucaklaştık öpüştük..Benden sonra babasına koştu onuda öptü.
Karya bu arada kraliçe endamıyla merdiven inmeye çalışıyor.İndi hemen ayakkabılarını giymeye başladı.Karya kreşe başladığından beri herşeyini kendisi yapıyor.Kendisi giyiniyor.Atletini, külodunu, tişörtünü, pantolununu yada pijamasını ve çorabını.Çorapları genelde ters giyiliyor ama olsun.Kızım kendi başına bir şeyler başarıyor buda bizi çokk mutlu ediyor.Damlada kendi başına yapmaya çalışıyor ama biraz daha tembelce bu konuda.Çünkü sabırlı değil hemen sıkılıyor ve bir an önce olsun bitsin istiyor.
Bu sabah ise Karya yine ağlayarak uyandı.Tersinden kalktı yani.Belliydi.Ben lavobaya gittim vay efendim niye gitmişim.Ağlaya ağlaya peşimde dolaşıyo.Sonra Babası geldi ne istiyorsun kızım diye sordu birlikte bizim odaya gittiler ve benim makyaj çantamı alıp çıkmışlar.Bir ara odalarına girdim ve bir de ne göreyim.Karya benim saç rimelimi almış dudaklarını boyuyor.Aldım elinden ruj verdim dedim boyasın her tarafı ne yapayım.O arada hazırlanmam gerekiyor kızların hazırlanması gerekiyor.Neyse efendim ben hazırlandım geldim kızları giydireyim diye.Elimde elbiseleri.Hanımefendi elbise giymeyecekmiş.Şort giyecekmiş.Şort dediği de pantolon.Gitti kendi istediği tişörtü ve pantolonu aldı getirdi.Birlikte giyindik tabi dudağında benim pembe rujumla.Damlayı da babası giydirdi.Sorunsuz bir şekilde çıktık evden.Kreşe vardık.İçeri girince ayakkabılarımızı çıkardık görevli teyzelerimiz gelmedi henüz ama baktım Karya elinde (bu arada bizden istedikleri kitaplar vardı cumartesi günü kızlarla birlikte gidip o kitapları almıştık.Dün onlar uyuduktan sonra etiketledik ve poşete koyduk.Sabahda ikisi birer elinde poşet olmak üzere çıkmıştı evden) kitaplarıyla merdivenleri çıktı ve hiç arkasına bile bakmadan içeri girdi.Damla ise görevli teyze gelene kadar merdivenleri yarılamıştı teyze gelince döndü arkasına bize baktı ve el salladı.Ama bu kez dudaklar büzük gözler dolu değildi.Damla zaten kabullendi artık okul olayını.
İşte bizim kreş macerelarımızın sona eren kısmı.Tabi son diyorum ama belli olmaz benim sıpaların işi.Belki yarın herşey en başından devam edecek(Allah korusun diyorum) Ama en azından gitmek zorunda olduklarını biliyorlar artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)