Bir önceki blogumda yaşadığım sorunlar nedeniyle taşınma kararı almıştım.Ben biraz tutucuyum galiba.Maalesef değişiklik yapamadım.Eskisiyle aynı oldu.Ama ben blogumu böyle seviyorum.
Efendim biz bu arada neler yaptık, neler ettik.HAtırlamaya çalışayım.O kadar uzun zaman olduki yazmayalı neredeyse unutmuşum.Tabi bende öyle notlar alma alışkanlığı da olmayınca.Böyle kal gelir insana.Bir düşünelim bakalım.Kızlar konuşmayı iyice ilerlettiler.HAtta Karya şarkı bile besteliyor kendince.Halası İzmire geldiğinde bestelediği bir şarkı var.Adı "acaba bayrak nerde".Sözler de sadece bu var ama o kadar güzel söylüyor ki kızım.Dün akşam da yatarken ben gözlerimi kapadım uyuyorum.O kendince şarkı söylüyor.Şarkının sözleri şöyle.Pinokyo pinokyo, anne işe ııııı, baba işe ııııı, damla, karya hıııı hıııı...Şimdi bu şarkıda pinokyoya anne ve babanın işe gitmediğini söylüyor onu anladım da..herhalde şu Damla Karya hııı hıııı da onlarında sevindiklerini mi anlatıyor.Anlayan varsa beri gelsin.
Akşam WC de Damla çişini yapıyor.O lazımlıkta bende ayakta onu bekliyorum.Başladı ağlamaya.İstediği bir şey olmayınca illaki ağlama vardır bizde.Neyse o ağlarken aklıma Harvey Karp amcanın söyledikleri geldi.HAni şu "Mahallenin Mutlu Yumurcağı"nda anlattıkları.Ara ara deniyorum işe yararmı diye ama hala bir gelişme olmadı bizde.Damla'yla aramızda geçen dialog şöyle.
Damla-ühühhhüüüüüüüüüü
Anne-Ne oldu kızım neden ağlıyosun?
Damla-ühühüüüüüüüüüüü
Anne-Damlacım lütfen ağlamadan söylermisin ne istediğini anlamıyorum seni.
Damla-men bıcı bıcı
Anne-olmaz annecim biraz önce yaptık bıcı bıcı sürekli banyo yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüü mennnnn bıcı bıcı
Anne-(kafasında ışık yanar) Damla sen bıcı bıcı yapmak istiyorsun
Damla-eyettttt
Anne-Annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum ama bıcı bıcı yapamayız
DAmla-ühühüüüüüüüüüüüü bıcı bıcı
Anne-bıcı bıcı yapmak istiyosun, bıcı bıcı
Anne-evet bıcı bıcı yapmak istiyosun
Damla-eyettttttttt
Anne-annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum.Ama daha biraz önce yaptık o yüzden yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü
Anne-(başarılı olamayacağını anlayarak) Damla hadi gel seninle dergilere bakalım.
Damla-mamammmm
Çok şükür diyerek çıkıyorum banyodan ve dikkat dağıtmanın en son yöntem olduğunu söyleyen Harvey amcaya bu yöntemlerin neden bizim cadılarda işe yaramadığını sormak istiyorum.Ben mi beceremiyorum acaba anlamadım ki.
Aslında bunu yaparken kendimi çok komik hissediyorum.Mağara adamına bir şeyler anlatmak bana göre değilmiş.İyi ki gerçekten mağara döneminde yaşamıyorum.Yoksa anlaşmazlıktan ölebilirmişim.
Gelelim günlük yaşantımıza.İzmir o kadar sıcak ki.Neredeyse günde iki kere duş alıyor kızlar.Sonra sadece altlarında bir donla geziyorlar bütün gün.BAlkonda yaşıyorlar zaten.Ama balkonda yaşamamızın da kötü bir tarafı var.Damla eline ne geçerse aşağıya atıyor hala.Geçen haftasonu M.pazardan kızılcık aldı.Yıkadım güzelce önlerine koydum yesinler diye.bende mutfağa geçtim.Bunlarbir müddet sonra içeri geçtiler.Bir ara gözüm takıldı balkondaki tabağa.Bomboş duruyor.benim cadıların bu tabağı silip süpürmesi mümkün değil.Hemen balkondan aşağı baktım ve tahminlerimde yanılmadığımı dehşetle farketim.Bütün kızılcıklar aşağıda duruyor bir hışımla içeri girdim.Kim attı o kızılcıkları dedim.Damla "mennn" demezmi.Garibim yalanda söyleyemiyor.Neyse tekrar konuştuk bu kez çok ciddi bir şekilde konuştuk.Tamam söz dedi bakalım ne kadar uygulayabilecek verdiği sözü.Bütün kurulama bezlerim, mandallarım, tarif kağıtlarım bile aşağıda geziyor.Bazen komşuların balkonuna düşüyor.her şekilde yerdekilerin bizim olduklarını anladıkları için insanlar direk bizim eve getiriyorlar.
ufffffffff çok sırtım ağrıdı.Biraz dinleneyim bari.
20 Ağustos 2010 Cuma
29 Temmuz 2010 Perşembe
BEBEK KURT
27 Temmuz 2010 Salı
RÜZGAR DENİZ'LE TANIŞMA
23 Temmuz 2010 Cuma
TİRE GEZİMİZ
20 Temmuz 2010 Salı
TATİLDEN BİRAZ
Bu arada Ayşemin yardımlarını anlatmadan geçemem.Ayşem çok tatlı bir genç kız oldu.Ve kızlarla o kadar güzel ilgilendi ki.Ben bile inanamadım desem yeridir.Kızların tuvaleti geldiğinde onları tuvalete götürdü.Oyunlar oynadı.Saçlarını taradı, topladı, giydirdi.Yani tam bir ablalık yaptı.keşke dedik Ayşem Eylüle kadar kalsa bizimle ama oda ana kuzusu.Nasıl kalsın.Ayşem sen inanılmaz bir abla olmuşsun.Ne desem nasıl teşekkür etsem sana azdır.Kızlar seni o kadar çok sevdiler ki.Lütfen sık sık gelin bize.Seni hepimiz çok seviyoruz.Şimdilik bu kadar, en kısa zamanda yine yazacağım.Bu tatil yazmakla bitecek gibi görünmüyor.Ama işlerde beni bekliyor.
19 Temmuz 2010 Pazartesi
KARTON KUTUDAN KİTAPLIK VE EV
1 Temmuz 2010 Perşembe
ORDAN BURDAN
Yaz geldimi insana bir şeyler oluyor.Ne yazası geliyor içinden, ne düşünesi.Beyninide tatile çıkarası geliyor.Ama işte yazmak lazım...Yazarken düşünmek lazım....Ne yazacağım ki ben şimdi.Hey Allah'ım insanın kendini bloguna karşı sorumlu hissetmesi de ne kadar enteresan.Uzun zamandır yazmıyorum, artık yazmalıyım moduna girdim bende.Her gece kızları uyuturken yarın şunuda yazayım aman ha unutmayayım derken sızmış buluyorum kendimi.Sabahları uyanıp da işe gelince tamam birazdan yazarım, tamam yaa ne olmuş ki yarın yazarım unutmam yazacaklarımı diye geçiştirmeler başlıyor.Ama bu arada unutuluyor tabi yazılacaklar.
Kızlar neler yapıyor hemen bir tarama yapalım hafızada.Bezi tamamen bıraktık.Artık gece ve gündüz bezsiziz.Tabi arada küçük kaçaklar oluyor ama bunun hiç bir önemi yok.Olabilir.Gayet normal.Karya emziği tamamen bıraktı.ne uyurken ne uyanıkken emzik arıyor.Bunun tek dezavantajı oldu bizim için.Gayet kolay uyuyan kızım saatlerce uyuyamıyor.Çok uğraşıyor ama olmuyor.Belki on kez su istiyor.Artık oyun haline döndürdü benim de acaip sinirlendiğimi anlıyor ve iyice şebeklik yapıyor bu durumda.Ama benim sinirlerim de iyice gerilmiş oluyor tabi gecenin bir vakti.Bağırmalar, ben gidiyorum seni baban uyutsun artık muhabbetleri.Bu arada Karyanın anne delll diye ağlamaları, benim tekrar yanına gidip yatmam v.s.bu böyle uzayıp gidiyor işte.Dün akşam yine önce su istedi kalktım verdim.İçti yattı.Ben bardağı koydum daha yatmaya teşebbüs ediyorum anne fuuu..Bu sahne hergece emin olun en az on-on beş kez tekrarlanıyor.Tabii benim sabır katsayıma bağlı oluyor bu sayı.Dün dayanamadım masal anlattım bu konuyla ilgili.Benim ne kadar yorulduğumu ve sinirlendiğimi, sinirlendiğimde ona bağırmak zorunda kaldığımı ve bur duruma da çok üzüldüğümü falan belirttim.Su olayı dün uyurken itibarıyle bitti.Onun yerine tam sekiz kez masal anlattım karakterleri sürekli değiştirerek.Birisinde kedi, birisinde köpek, birisinde küçük kız karya, birisinde küçük kız damla, diğerinde tekrar köpek, diğerinde tekrar kedi, diğerinde kuş, diğerinde tekrar karya ve tekrar karya şeklinde devam etti.Bu durumda zaten sekizden fazla kere masal anlatmış olduğum ortaya çıktı.Sonra gecenin bir yarısı uyandı ve anne kaşıı dedi bana.Bu aralar sırtını kaşıtmaya meraklı.İyi tamam anlıyorumda bu işler akşam uyumadan önce yapılır, gecenin bir yarısı uyanılıp da sırt kaşıtılmaz ki..Tabi bu vesileyle de iki üç kez kalkılıp fuuu içildi.
Bu arada Damla ne yapıyor diyorsunuz değil mi? Damla anneannesiyle uyumaya çalışıyor.O garibim Karyanın edepsizliğinden edepsizlik yapmaya fırsat bulamıyor ki.
çokogo nun da ne olduğunu yazayım ve kaçayım.çokogo çukulata demek.
Kızlar neler yapıyor hemen bir tarama yapalım hafızada.Bezi tamamen bıraktık.Artık gece ve gündüz bezsiziz.Tabi arada küçük kaçaklar oluyor ama bunun hiç bir önemi yok.Olabilir.Gayet normal.Karya emziği tamamen bıraktı.ne uyurken ne uyanıkken emzik arıyor.Bunun tek dezavantajı oldu bizim için.Gayet kolay uyuyan kızım saatlerce uyuyamıyor.Çok uğraşıyor ama olmuyor.Belki on kez su istiyor.Artık oyun haline döndürdü benim de acaip sinirlendiğimi anlıyor ve iyice şebeklik yapıyor bu durumda.Ama benim sinirlerim de iyice gerilmiş oluyor tabi gecenin bir vakti.Bağırmalar, ben gidiyorum seni baban uyutsun artık muhabbetleri.Bu arada Karyanın anne delll diye ağlamaları, benim tekrar yanına gidip yatmam v.s.bu böyle uzayıp gidiyor işte.Dün akşam yine önce su istedi kalktım verdim.İçti yattı.Ben bardağı koydum daha yatmaya teşebbüs ediyorum anne fuuu..Bu sahne hergece emin olun en az on-on beş kez tekrarlanıyor.Tabii benim sabır katsayıma bağlı oluyor bu sayı.Dün dayanamadım masal anlattım bu konuyla ilgili.Benim ne kadar yorulduğumu ve sinirlendiğimi, sinirlendiğimde ona bağırmak zorunda kaldığımı ve bur duruma da çok üzüldüğümü falan belirttim.Su olayı dün uyurken itibarıyle bitti.Onun yerine tam sekiz kez masal anlattım karakterleri sürekli değiştirerek.Birisinde kedi, birisinde köpek, birisinde küçük kız karya, birisinde küçük kız damla, diğerinde tekrar köpek, diğerinde tekrar kedi, diğerinde kuş, diğerinde tekrar karya ve tekrar karya şeklinde devam etti.Bu durumda zaten sekizden fazla kere masal anlatmış olduğum ortaya çıktı.Sonra gecenin bir yarısı uyandı ve anne kaşıı dedi bana.Bu aralar sırtını kaşıtmaya meraklı.İyi tamam anlıyorumda bu işler akşam uyumadan önce yapılır, gecenin bir yarısı uyanılıp da sırt kaşıtılmaz ki..Tabi bu vesileyle de iki üç kez kalkılıp fuuu içildi.
Bu arada Damla ne yapıyor diyorsunuz değil mi? Damla anneannesiyle uyumaya çalışıyor.O garibim Karyanın edepsizliğinden edepsizlik yapmaya fırsat bulamıyor ki.
çokogo nun da ne olduğunu yazayım ve kaçayım.çokogo çukulata demek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)