17 Aralık 2008 Çarşamba

BAYRAM FOTOLARI


Karya ve ben asansör beklerken.
Ama hala bayramın ikinci günü:))
Birinci günü foto çekemeyince bizde ikinci günü çekmişiz bütün fotoları.

Damla ve babası hala bayramın ikinci gününde.
Apartmanın hemen önünde gitmek için beklerken.

hala bayramın ikinci günü.

Bayram ziyaretlerine giderken..
Bayramın ikinci günü..

Bayramın ilk günü büyükannede çekilen fotomuz.Elbiselerimizle başka fotomuz yok çekmemişiz.

16 Aralık 2008 Salı

BAYRAM GEÇTİ

Bayram geliyor geldi derken, bir bakmışız bayram geçivermiş.Evet büyük bir heyecanla beklediğimiz kurban bayramını da geride bıraktık.Bu kızlarımla geçirdiğimiz ikinci bayram.Geçen yıl bu zamanlar onlar benimle birlikteydiler.Biz üçümüz kutlamıştık bayramları.Sadece onlar ve ben.Kimseye çaktırmadan.Onlar benimle birlikteyken her şey ne kadar farklıydı.O muhteşem duyguyu yaşamayı Allah herkese nasip etsin.Çok ama çok güzel bir duygu..
Neyse bugün kendimi iyi hissetmiyorum.Kafama balyoz yemiş gibiyim.İnsanın ruh hali de ne kadar değişken.Bir gün iyiyse ertesi gün kötü.Kabus gibi.Uykusuzluk beni bu hale getiren.Gerçi beni eskiden tanıyanlar bilirler.Uykumu alamadığım her zaman kötüyümdür ben.Evet evet kötüyümdür.Terör estiririm etrafıma.Sinirlerim acaip bozulur.Kimseyle konuşmak istemem.Benimle konuşmak isteyenin de hayatının en büyük hatasını yaptığını düşünürüm.Çünki cesaret ister benimle konuşmak.Ama gün ilerler ben de kendime yavaş yavaş gelirim ve benden iyisi olmaz.
İşyerinden sevgili Şefim Derya'cım bir gün bize kalmaya gelmişti.Yıllar önceydi.(Yıllar önce dediğim de 3-5 yıl önce yani.Yoksa o kadar da yaşlı değilim)
Gece geç saate kadar oturup sohbet ettik.Tabi sabah kalkmak bana inanılmaz zor geldi.Geç yatmışım, uykumu alamamışım.Bana yapılacak en büyük eziyet.ben gerisini hatırlamıyorum zaten.Benim için normal olaylardan biri.Ama geçenlerde Derya ile konuşurken söyledi.Bizdeyken saatlerce düşünmüş kızcağız.Akşam iyiydik acaba bir şey mi söyledim de kırdım diye.Ben hiç konuşmamışım.Suratımı birde siz düşünün.Anlatılmaz yaşanır denir ya aynen öyle bir şey.
Allahtan sonradan kendime gelmişim de kızcağız benimle konuşabilmiş ve bende anlatmışım ona böyle de böyle diye.Artık beni tanıyor ve malumunuz beni kaale almıyor.
Evet bugün iyi değilim.Uykumu alamadım.Sinirlerim bozuk.Dün hava güzel, kuşlar böcekler güzel diye yazmayı planlarken..Bugün hırrr diyesim geliyor etrafıma.Bayram maceralarımızı kendimi iyi hissettiğim zaman yazmam daha iyi.Bayramlar her zaman yaşanılmıyor.
Kuzulardan bu yazımda bahsetmedim çünki onlar hep güzel şeylerle yazılmalı diye düşünüyorum.Şimdi bir Türk Kahvesi içip kendime geleyim.Ben bile kendimi bu halimle çekemiyorum.
Evdeyken kuzularla birlikteyken yani kahveye falan gerek kalmıyor.Onlar anında ayılmama sebep oluyorlar.Bir gülücükleri beni kendime getirmeye yetiyor.
Kuzular yanımda olsaydı şimdi kahveye gerek kalmazdı ama ne yapalım.
Ahhhhhhh hayat ahhhhhhhhh..Çalışmasam olmaz mı acep?

5 Aralık 2008 Cuma

BEBEK MUHALLEBİSİ-BAYRAM GELİYOR.

kızlara değişik şeyler yapma telaşındayım ne zamandır.
Karya doğduğundan beri mıymıy bir bebek.İlk aylar ne yese kusardı.
Bu aralar çok şükür iyi.Midesi çok hassas.
Karya o kadar kolay kusuyor ki.Aynı babası.
Damla'nın da midesi hassas ama kusmak konusunda
daha istikrarlı.Çünki Damla benim gibi kusmaktan nefret ediyor.
Ne zaman kussa ardından ağlıyor.
Bu sabah İzmir'de hava kapalı.Bulutlar çok yoğun.
Yağmur yağacak diye bekliyoruz.
Kayınvalidem bugün Kıbrıs'a gidiyor.Ve günlerdir dua ediyordu hava güzel olsun diye.
Onun şansına hava bozdu.İnşallah çok kötü olmazda rahat bir yolculuk yapar.
Kurban bayramı geldi gelicek derken çok az kaldı.Pazartesi günü bayram.
Kızların hazırlıkları tamam.Elbiseleri, ayakkabıları, çorapları, badyleri, pantolonları ve
kazakları hepsi hazır.Sadece bayram ziyaretleri kaldı.Bayramda el öpmeyi becerebilecekler mi
bakalım.Evde arada deneme yapıyoruz.Önce merhaba yapmayı öğrenmiştik.
Ardından da el öpmeyi.Ama el öperken sadece ağzımıza götürüyoruz.
Karya'ya hadi kızım merhaba dediğimizde o elimizi de öpüyor.
Damla'ya ise söylemek lazım.O daha bir mağrur bu konuda.
Karya çok sevecen bir çocuk.Durup durup öpebilir sizi.Yani beni durup durup öpüyor.
Damla ise mümkünse uzaktan sevelim birbirimizi modunda.
Karşıdan öpücük atmakla yetiniyor.Hadi kızım öp anneyi diyorum yok.Uzaktan mucukss sadece.
Bayram demiştik değil mi?
Hep deriz ya eski bayramların tadı yok diye.Bayramlar biz küçükken güzeldi.
O yeni elbiselerin heyecanı hiç bir şeyde yoktu.Şimdi öyle değil.
Ama inanın kızlarım olduğundan beri yani geçen bayramda aynı şeyi hissettim.
Bende de o eski heyecan başgösterdi.Neden çünki kızlarıma yeni elbiseler giydirip,
bayram ziyaretleri yapıcaz.Bu ne kadar güzel, ne kadar heyecan verici.
Umarım bayramlar onlar içinde çocukken hep güzel olur.
Nasıl başladım yazıya.Nasıl bitirdim.Hemen muhallebi tarifini de yazayım.

MUZLU BEBEK MUHALLEBİSİ
Malzemeler:
2 kişilik

1,5 su bardağı su
4 tatlı kaşığı ülker hero baby googly (sütlü) pirinç unu
3 tatlı kaşığı irmik
1 orta boy muz

suyla irmik ve pirinç ununu pişiriyoruz.
Biraz soğuttuktan sonra ezilmiş muzu ilave ediyoruz.
Ve JR lara afiyetle yediriyoruz.
Not:Ülker Hero baby nin sütlü pirinç unu devam maması içeriyor.
Ayrıca devam sütü koymaya gerek yok.
Eğer çok katı olursa meyve suyuyla inceltebilirsiniz.