28 Mart 2011 Pazartesi

BLOGSPOTUN KAPANMASI İLLALLAH DEDİRTTİ...

Şu blogspotun kapanması işi delirtti beni.Zaten yazasım yok ne zamandır.Tam canım yazmak istiyor açıyorum hadeeeee "bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir".Kardeşim benim blogumda illegal bir şeyler yok ki.Neden kapanıyor.Yasal olmayan işler yapanlar çeksin cezasını, bizim ne suçumuz var ki. İnsanın gerçekten isyan edesi geliyor.Neden diye soruyor.Belirli blogların yaptıkları suçun cezasını neden genele kesiyorlar.Neyse inşallah bu son olur. Biz her zamanki gibiyiz.Kreşe devam ediyoruz.Üç yaşın tüm güzelliklerini ve özeliklerini yaşıyoruz.Artık oyun kurabiliyoruz.Birlikte rahat rahat oyun oynayabiliyoruz.Kavgalarımız iyice azaldı.Bir şey istediğimizde birbirimizden rica edebiliyoruz.Kitapları seçebiliyoruz.Her akşam bir kitap okuyoruz.Anne bitirince kızlardan biri mutlaka tekrar okuyor kitabı.Artık her şeyi anlayabiliyoruz.Mantıklı açıklanan her şey bize makul geliyor. Cuma günü kreşten 2 tl istendi.O parayla kreşteki diğer öğrencilerle ve öğretmenleriyle bir kitabevine gittiler ve kızların kendi seçtikleri birer kitabı aldılar.Akşam kızlara sordum nasıl geçti neler yaptınız diye.KArya "anneeeee kitapçı çok güzeldiiiii, ben çok beğendimmmm" dedi. Anasının kızı işte.Kitapçıya gittiğimde o kokuyu içime çekince huzur bulurum ben.KAryaya sordum nasıl kokuyordu diye o da" kitap kokuyorduuu" dedi. Kitap kokusunu bir kere aldılar ya inşallah bundan sonra o kokudan asla vazgeçmezler..

16 Mart 2011 Çarşamba

ŞÜKÜR KAVUŞTURANA

Uzun zaman oldu biliyorum.Benim canım yazmak istemedi, blogspot kapandı.Nihayetinde uzun bir ayrılık oldu aramızda.Ama ayrılık nereye kadar.İllaki yazmak lazım.Yoksa kuzuların yaptıkları zaman içinde unutulup gidecek.Oysa ki unutulmamalı.Bu blogun açılma amacı onların yaşamından anları kayıt altına almaksa bu yapılmalı.O halde bizde devam edelim.Ara vermek gereksede ara ara vazgeçmemeli amacımızdan.
Efendim kızlar aynen kreşe devam ediyor.Babaannemizin ayağında çatlak oldu ve alçıya alındı.O bizim evde dinleniyor güya.Kızlardan fırsat bulsa dinlenecek kadın ama işte ne yapsın eli mahkum idare etmeye çalışıyor.Ayağında nasıl çatlak oldu anlatmadan olmaz.Çünkü bu durum da benim kızlarla ilgili.Bir cuma günü kızların evde kalmasını istedi babaanne.Uyuyup dinlensinlerdi amaç.O gün öğleden sonra havanın güzel olmasını fırsat bilerek sitenin bahçesinde bulunan basketbol sahasına götürmüş kızları.Yanlarına da top almışlar.Sahada başka çocuk olmadığı için üçü beraber top oynamaya başlamışlar.Nasıl olduysa düz yolda top peşinde koşarken düşüvermiş işte.Bizi aradı, apar topar gittik eve ve işte sonuç 3 hafta alçıda kalacak bir ayak.Babaanne her akşam yatarken kızlara der ki: Çocuğum sabah uyanırsanız hemen benim yanıma gelin, erken kalkarsanız ben size kahvaltı hazırlarım.Aç aç okula gitmeyin.E benim kızlar söz dinler.Sabahın köründe kalkıp babaannelerinin yanına giderler, hadi babaanne kalkalım, acıktık derler.Bu arada saat kaçtır.Önce sabah 06,30'la başlar kalkmalar ve bilumum saatler olarak devam eder.Örneğin sabahın 05,30'u yada sabahın 04,15'i gibi.Biri kalkmazsa mutlaka diğeri kalkar.Tabi babaannenin şikayetleride başlar bu durumda.Ben size sabah gelin gecenin köründe gelin demedim ki der.HAklı kadın.Herkes derin uykudayken benim sıpaların kalkıp kahvaltı etmeleri sonra arabada okula giderken sızıp kalmaları normal değil.Ama ne yapalım dedim ya söz dinliyor akıllı kızlarım.
Çok tatlı dilli oldular.İnsanın yüreğinin yağlarını eritecek kadar tatlı dilliler.Her gün bana "anneciğim, benim cücel annem" deyip boynuma sarılmaları, sabahları giyindiğimde "annem çok cücel olmuşun" demeleri bitiriyor beni.Öyle güzel ifadeleri var ki.Dün arabada eve giderken bir anda didişmeye başladılar.Damla ağlamaya ve KArya diye seslenmeye başladı.Karya da tık yok bu arada.Bir ara DAmla yine Kaaayaaa diye ağlarken KArya döndü ve "ependimmm, tamam aalamaaaa" dedi ve kardeşinin boynuna sarıldı.İkisinin birbirine öyle sarılması mahvetti beni.Gözlerim doldu ve Allah'ım sen ayırma bunları birbirinden diye dua etmeme sebep oldu.
Sonraaaaa, sonraa başka neler var bakalım beyin haznemizde.
Evet birde DAmla ile babamızın muhabbeti var.Bunu da yazmadım sanırım.Damla TV izlemeyi çok seviyor.Neredeyse bağımlı oldu.Özelikle KAyu delisi.Bir gün M.Damla'ya der ki:BAk DAmla çok fazla TV izliyorsun kızacağım ama artık.DAmla: O zaman sende maç izlemeeee.
Çocuk babasını can evinden vuruyor.Ve M.diyecek şey bulamıyor bu durumda.
Olaylar hakkında mantık kurmaları harika.
mesela bir gün güneşin batımı hakkında konuşuyoruz.ben diyorum ki, güneş batıyor ve evine gidiyor, çünkü evinde onu çocukları bekliyor.Damla dan cevap:Ama anne güneş insan değil ki, onun nasıl çocukları olur.Ben dumur...
Yine dün akşam güneşin batımıyla ilgili:Damla, güneş gidiyo geliyo, gidiyo geliyo ve sonra sıcak oluyo bahar geliyo.Yani biz artık domana (dondurma) yiyebiliriz.
NAsıl ama.Güzel çıkarımlar değil mi?
Aklımdakiler bunlar.Ara ara yazacağım yine.Bizde inciler başladı tükenmez artık..

8 Şubat 2011 Salı

KRİZ KRİZ KRİZ KRİZ...Mİ YOKSA 3 YAŞ SENDROMU MU?

Allah'ım bu eziyet neden?Ben ki 2 yaş sendromunda bile böyle zorlandığımı hatırlamıyorum. Terrible Two mu o da ne diyenlerdendim?Ya da şimdi yaşadığımız zorlukları unuttum.Ama bu 3 yaş bambaşka birşeymiş.Belki 4 yaş krizlerinde de 3 yaş mı amannnn sende en kolay yaştı diyeceğim kimbilir.Ama şu an gerçekten zorlanıyorum.3 yaşındaki çocuğa nasıl davranılır kardeşim.İnadım inatta direniyor çocuk.Ne yapsan ne söylesen kar etmiyor.Bir şey olacak dediyse ikna etmek mümkün değil.İlla ki ardından mola.
Sabah kreşe gitmek için hazırlanıyoruz.Karya beni babam giydirsin dedi.Peki dedim canıma minnet zaten.Sabahın köründe afyonum bile patlamamışken niye uğraşayım ki.Damla'ya gel annecim seni hazırlayıyım dedim.Bu gün o kuzu pek bir mülayimdi.Hiç itiraz etmedi.Demek olacakları sezmiş garibim.Zaten acaip bir iletişim var aralarında.Bazen birinin anlamadığım kelimelerini bile diğeri tercüme edip bana söylüyor.Neyse efendim Karya kontesini babası giydirdi.Tayt şeklinde külotlu çoraplarımız var.Onları giymek istedi zilli.Peki dedik.Ama üstüne soket çorap giymesi gerekiyor.İki çift çorap çıkarmıştım bir çift alta bir çift üste giyilecek.Babası üste giyilmesi gerekeni alta giydirmiş.Bende salaklık işte, nedir bu takıntı, öyle giyilse ölecekmisin sanki.Yok illa o sırayla giyilecek.Çıkardım çorabı hay çıkarmaz olaydım.Hanımefendi beğenmez artık çorap.kızım bunu giydireyim hayıyyyyy, peki bu hayıyyyyyyyy, peki ya şu hayıyyyyyyyyy...
Kendisi gitti çekmeceyi açtı beğendi bir çorap.Tamam dedim peki onu giy.Ama mümkün değil giymesi çünkü çorabın diğer teki yok.Kızım olmaz bu çorap tek giyilmez.Hayıyyyyyy bunu iştiyommmm
Allah'ım ben ne yapacağım,adam sinirlendi niye çıkarıyosun giydirdiğim çorabı dedi ve aldı Damla'yı bindi asansöre gitti.Ben bir canavarla yalnız kaldım evde.Kapı açık ve apartman inliyor resmen.Bu arada başladı mı yine beni babam giydirsin, ben babamı iştiyommmmm diye çığlıklara.Evde kalmak istiyorsan sen bilirsin ama ben gitmek zorundayım dedim ve giydim ayakkabılarımı.Daha da çıldırdı ama giyinmiyordu.Üstünde ne kabanı nede çorabı var.O ağlarken kaptığım gibi kucağıma aldım.Çorapları cebimde, çantası ve kabanı elimde.Bir taraftan bana vurmaya başladı.Bende delirdim tabi insanım ya yanağına hafifçe dokundum.Ama yavaşça.Asla hızlı değil bu daha da sinirlendi.Neyse zar zor indik aşağıya ama hala ağlamaya devam.Babası geldi bindik arabaya gittik kreşe.Bırakıyoruz artık yine başladı ağlamaya.Bu kez de "anneeeeeeeeeeeemmmmmmmm" diye ağlıyor.Öptüm sarıldık ve ayrıldık.Şimdi nasıl acaba diye merak içindeyim.
Yaşadığımız olay sadece bu değil.Geçenlerde de gözleri enfeksiyon kaptı.Çapak içinde yapıştı kaldı.Damla aldık damlatacağız ikna olması mümkün değil.Elim mahkum tuttum ellerini zorla babası damlattı gözüne.Bu kezde neden rızası dışında damlattık diye kıyameti kopardı.Vurdu kaçtı bağırdı v.s.defalarca söylüyorum anne ve babaya vurulmaz çok ayıp ama dinlemiyor.
Bu günlerde geçecek biliyorum.
Tek istediğim sabır sabır sabır sabır...............
Diyeceğim o ki...
Zor işmiş 3 yaşında olmak...

28 Ocak 2011 Cuma

ANKETLE İLGİLİ

Sevgili ikiz ve üçüz anneleri.
www.ikizanneleri.net sitesini biliyorsunuzdur.Sitenin kurucusu ve yöneticisi sevgili Emel'in yapmış olduğu bir anket var.Bu ankette ikizlerin her şeyi aynı mı? diye soruluyor ve araştırılıyor.Kısacık bir zaman ayırıp bu anketi doldurmak isterseniz şuraya bir tık lütfen.
Hatta yan tarafa da ekledim.İsteyen olursa oradan da tıklayıp doldurabilir.
Şimdiden herkese teşekkürler..

19 Ocak 2011 Çarşamba

YİNE YENİDEN BATTANİYE KRİZİ

Geçen haftadan beri Damla battaniyemi okula götürmeyeceğim diyordu.Bense sürekli eline tutuşturuyordum.Malum bu kız battaniye delisi es kaza vermesem ortalığı ayağa kaldırır.Ben okula gönderdikçe battaniyesini öğretmenine "annem zorla verdi" diyormuş.Bu hafta başı sabah yine bana dedi ki "anne men pataniyemi okula götürmücem" peki dedim.Onları okula bıraktık ama ayrılmadık kızlar içeri girince de battaniyesini nöbetçi öğretmene teslim ettik.Ve açıkladık durumu.Tamam dedi.Biz ayrıldık işe geldik.Hiç vukuat haberi almadık.Akşam kızları almaya gittik öğretmen hemen bize poşete koyulmuş şekilde battaniyeyi teslim etti ve hiç aramadı dedi.Allah allah dedik.Şaşırdık duruma tabi.Sanki arabada bırakmışız gibi DAmla'ya emanetini teslim ettik.Sarıldı koklaştı battaniyesiyle.Ertesi gün yine götürmeyeceğini söyledi tamam dedik.Yine aynı şekilde gizli teslim ettik okula.Akşam yine aynıydı.Hatta Oya öğretmen dün Damla'ya çak yapmış.Bana öyle anlattı kendisi.Bu sabah yine okul için hazırlandık.Kapımızı kilitledik tam asansöre bineceğiz.Damla battaniyesini evde bırakmak istedi.Arabada isteyebileceğini bu yüzden de yanımıza almamızın daha iyi olacağını söyledik ama ağlamaya başladı evde kalsın diye.Bizde peki dedik.Sonuçta okulda da aramadı iki gündür.Açtık kapıyı eve bıraktık battaniyemizi.Bindik asansöre.Her şey gayet normal.Arabaya bindik tam arabamızı çalıştırdı babamız Damla"pataniyemi istiyommmm" diye tutturmaz mı?Zaten geç kalmışız.Tekrar eve çıkıp almak işimize gelmedi doğrusu.Birde kendi verdiği karara uymasını öğrenmeli diye düşündüm hay düşünmez olaydım.Resmn krize girdi yine."Ben pataniyemi iştiyommm""pataniyem arabada kalsın""evde kalmasınnn" v.s.türünden feryatlarla okula kadar geldik.Bu arada bizim onu ikna çalışmalarımız hiç bir işe yaramadı tabi.Okula geldiğimizde hala ağlamaktaydı hatta öğretmenine "pataniyem arabada kalsın" demiş ve onlarda peki demişler.Sonra aradığımda hemen sustuğunu öğrendim.Ama M.ile karar verdik ve gittik yeni bir battaniye aldık birlikte.Yine turuncu.Ama aynısı değil.Hiç olmassa arabada yedek dursun dedik.Daha önce yedek aldığım ve kestiğim yeşil battaniye evin bilumum yerlerinde dolaşıyor.
Bakalım yeni battaniyesi hakkında nasıl tepki gösterecek Damla Hanım.Ayrıca gece yatarken benden istediği kırmızı elbiseli barbie yi de aldık babasıyla.Damla ya kırmızı elbiseli, Karya ya ise beyaz elbiseli.Çok seviyorum ben kuzularımı yaa...Onları gün boyu görmeyince öyle çok özlüyorum ki.Hele gece uyurlarken.O masum hallerine bayılıyorum.
neyse efendim bu yazıdan çıkaracağımız ana fikri de belirtip bu yazıya son vermenin vakti geldi.
Anafikir:Asla ama asla 3 yaşındaki çocuğun aklına uyarak onun istediği ama sonradan pişman olacağını bildiğin şeyi yapma.

10 Ocak 2011 Pazartesi

EVDEKİ DOĞUMGÜNÜMÜZ VE YILBAŞI GECEMİZ...




























Evdeki doğumgünümüz çok mütevazıydı.Maksat evde de pasta kesmek ve bizim kreşte göremediğimiz doğum günü olayını yakınen yaşamaktı.Güzeldi..Kuzuların bir yaş daha büyüdüklerini görmek enfes bir duygu..Kelimeleri bırakalımda fotolar her şeyi anlatsın..

4 Ocak 2011 Salı

DOĞUM GÜNÜMÜZDEN FOTOLAR




























































Kreşte yapılan doğum günü kutlamımızdan fotolar.İlk foto sabah evden çıkarken ki halimiz.Damla her zaman ki gibi poz vermek istemedi.Ama ne hikmetse okulda çok güzel pozlar vermiş.Öğretmenleriyle çekilen fotoları ben çok beğendim.Onları ne kadar sevdiklerini bir kez daha anladım.Buradan kızlarımın çok sevdikleri öğretmenleri Oya Hanım ve Canan Hanıma çok teşekkür ediyorum.Çünkü kızlarımın okulu sevmelerindeki en büyük etken onlar.Yılbaşı gecesi evde kestiğimiz pasta fotolarını ise daha sonra ekleyeceğim.