4 Kasım 2010 Perşembe

BİR KÜÇÜCÜK NOT.....

Buuu anneeee ööödekkkkk(sağ elin baş parmağı sallanır)
buuu babaaa öödekkkk(sol elin başparmağı sallanır)
bunnada yavyulayıııııı(diğer bütün parmaklar sallanır)
derede yüzoladıııı(parmaklarla yüzülür gibi yapılır)
bi balık deldiii hammmm...(bi şekilde ham yapılır işte)

Bizim bu aralar favori şarkımız bu..Bayılıyoruz buna.Hatta anlattımmı bilmiyorum 28 Ekim yarım gündü ya hani.Bizde işe gelmiştik.Eve dönerken askerlerin prova yapmak için Konağa geldiklerini gördük.Araçlarının yanında bir kaç asker vardı.Benim kuzular da askerleri çok sevdikleri için (askeriyenin önünden her geçişimizde anne askerrrr diye bağırıyorlar ve göremedikleri zaman deliriyorlar) tuttum ellerinden gittik askerlerin yanına.
Ben-asker abileri kızlarıma bir merhaba dermisiniz.Askerleri çok seviyorlar çünkü.
Asker-Merhaba güzel kızlar.Siz ne kadar şekersiniz.(Bu arada onların göz hizasına eğilir)
Nasılsınız? Adınız ne?
Karya-Buuuu anneeee öödekkkkk.....
diye başladı asker abisine şarkı söylemeye.Abi bayıldı tabi bu duruma.Karşılıklı el salladılar ve ayrıldık ordan.Bu aralar Karya kimi görse hemen başlıyor bu şarkıya..Yeni şarkılarımızda var ama öğreneyim onlarıda yazacağım..

1 Kasım 2010 Pazartesi

GİZEMİN MAKİNESİNDEN FOTOLAR

Dün akşam Hilal Ablamlara gittik.Kızlar aşklarını çok özlemişlerdi.Zaten köyden de halam gelmişti.Hem halamı görelim hem Hilal Ablamı görelim diye onlara gittik.Kızları kreşten aldık ve dedik ki size bir sürprizimiz var.Bir yere gideceğiz.Hilal Ablayı görene kadar da söylemedik sürprizimizi.Hilal Ablamı ve Gizemi gördüklerinde görmeliydiniz hallerini.Nasıl sevindiler nasıl mutlu oldular.Çok özlemişler Teyzelerini.Akşam Gizemin laptopuna bakarken gördüm fotoları ve Gizem sağolsun yükledi hemen.Bende anı kalmasını istediğim için hepsini bloga ekliyorum.Çokkk eski günlere ait fotolarda var.






Bu foto çok komik.Hediye paketi kağıdını Karyaya tutturmuşlar.Ama yakışmış dimi.
Aşkısının kuzusu.En sevdiği şeydi.
Hepsi boyanmış.Tiplere bak...
Kuzummm nasılda güzel yiyor...Yarasın kuzum sana...
Şirinem benim...
Market güzelleri...
Gizem ve iki minik maymun..




Karya ve kuzenimin oğlu Ordahan..
Hepsi melek gibi değil mi?
Şu güzelliğe bakın ya....Gizem inşallah şansında yüzün kadar güzel olur.Senin için yazmak istediğim o kadar şey var ki.Her şeyden önce seni ne kadar çok sevdiğimi bilmeni istiyorum.Sen ve Sultan elimde büyüdünüz.Şimdi ikinizinde genç kız olduğunu görüyor ve sizinle gurur duyuyorum.Senin için en çok istediğim şey kendine uygun insanlarla birlikte olman.Sana yakışır ve seni taşıyabilecek insanlarla.Sen her şeyin en iyisine layıksın inan bana.Benim için çok ama çok değerlisin.
Karya ve Ordahan yine.

Cicular ve benim meleğim..
Bu da benim diğer sevdiğim yaratık.Sultan ve KArya.Sultan da benim için çok değerlidir.Çok sevdiğim insanlar arasındadır.O şimdi büyüdü ve nişanlandı.İnsan kızını evlendirirken ağlar ya hani.Ben de Sultanı nişanlarken öyle ağladım işte.Çok duygulandım çünkü.Demiştim ya Gizem ve Sultan elimde büyüdü.Az bakmadım onlara evde.
Ve biz....
Çok güzelsiniz...
Aşkımmmm.....

Geçen yıl anneler gününde hilal ablamızın anneler gününü kutluyor Karya..

offff poza bakın hele....

Kuzum memesinden ayrılalı ne kadar zaman oldu.Unuttu..Ben bile yadırgıyorum şimdi onu emzikle görünce.

YAŞASIN 3 GÜN TATİLDİ.....

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle 3,5 gün tatil yaptık.Kızlar bayıldı bu tatile.Çarşamba akşamı kreşten aldık ve dedik ki "bakın yarın sabah okula değil işe gidelim, ondan sonrada 3 gün tatil tamammı" kızlar bu seçime bayıldı.Perşembe sabahtan işe geldik.Ama gelirken acaip bir yağmur vardı.Islandık ama olsun güzeldi.İş yerinde zaten kuzular hiç yaramazlık yapmıyor.Buradaki arkadaşlarda sağolsun ilgileniyorlar.Hele bir Aytül takıntımız var ki.M. diyor ki Aytüle "kesin sen büyü yaptın kızlara, neden seni bu kadar seviyorlar".Aytül Yusuf'un annesi.Aynı iş yerinde çalışıyoruz onunla.Hatta masamız karşılıklı.Aytül kızları gerçekten çok seviyor ve çok ilgileniyor onlarla.O yüzden işe gidelim mi diye sorunca kızların ilk söylediği şey şu oluyor."anne aytül".Derya da kızlara yazı tahtası almıştı işe geldiğimizde hediye etti onlara tabi kızlar buna da çok sevindiler.Ellerinden düşürmediler yazı tahtalarını.Perşembe günü yarım gün olduğu için öğlen çıktık.Eve gitmeden yemek yedik bir yerlerde.Sonra teyzeme gittik.Orada kızlar uyudu.Bir süre oturduk sonra kalktık abimlere gittik.Yani kızların deyimiyle dedeye ve ebeye.Hülya ablam (yengem) ameliyat olmuştu annemden hemen sonra ona geçmiş olsun dedik.Orada da bir süre oturduktan sonra kalktık ve kızların arkadaşı ecem'lere gittik.Yani Cem ve Fatma ikilisine.Fatma'larla eski evimizde komşuyduk.Halada görüşüyoruz.Ecem ve kızlarda iyi anlaşıyorlar, oynuyorlar.Gece yarısına doğru evimize geldik.Ertesi gün geç kalktık.Evde biraz oyalandık ve M.nin kuzeni HAtice nin doğumgününü erkenden kutlamaya karar verdik. Pastamızı aldık ve onlara gittik.Biraz oturduk sonra kalktık, annem dayımdaydı annemi görmeye gittik.Akşam da komşumuzun kızının nişanı olduğu için erken kalkıp nişana geldik.Biraz da nişanda oturduk ve eve çıktık.Evde biraz daha oturup kızlara bir şeyler yedirdik ve yatırdık.Ertesi gün diğer dayıma gittik.Teyzem bizim siteye taşınacak Ankaradan geliyor.Evin tadilatları için gelmişti.O akşam Ankaraya taşınmak için geri dönecekti.Onu görmeye gittik işte dayımlara.Biraz orada oturduk ve işyerinden bir arkadaşımıza güle güle oturuna gittik.Evimize geldik kızları yatırdım yine.Bense onlara süeter örmeye çalışan bir anne olarak aldım elime örgümü biraz ördüm.Pazar günü için hiç plan yapmadık.gezmekten yorulurmu insan yorulduk tabi.Evde yıkanan çamaşırların ütülenmesi gerektiği için bir sürü ütü yaptım.Kızları uyuttum bende uyudum onlarla.Cumartesi günü iyi uyuduk ama.Saat 13,30 da yattık 14,00 gibi uyuduk.Uyandığımızda 17,50 ydi saat.İyi dinlenmişiz.Uyku çok iyi geldi.Haftasonları kızları uyutunca bende onlarla birlikte uyuyorum ve çok iyi geliyor bana.Bu sabah zor kalktılar ama.Yine uyanamadılar.Sabah uykusunu çok seviyorlar tıpkı benim gibi.ama kuzular erken kalkmak zorunda.Neyse işte şimdi okuldalar.Ama hala burunları akıyor.Hiç iyileşemediler. Havalarda o kadar enteresan ki.Yine pastırma sıcakları geliyormuş.İnsan nasıl giyineceğini şaşırıyor.

23 Ekim 2010 Cumartesi

KUZUCUM HASTA

Tam Karya iyileşiyor derken Damlam da hastalandı.Dünden beri ateşler içinde yanıyor yavrum.Ayrıca sürekli kusması var.Su içse kusuyor.Hiç bir şey yemiyor.Sabah kalkınca baktım olmıyacak evde emedur fitil vardı.Fitil verdim.Kusması durdu.Ama hala hiç bir şey yememekte ısrarlı.Gece ılık suyla yıkadık.Sürekli ateş düşürücü verdik.Baktık olmuyor soluğu acilde aldık.Evden çıkarken ateşini ölçmüştüm:38.8.Gidince tekrar ölçtüler aynı.Hemen ateş düşürücü fitil verdiler.Bir saat bekleyin tekrar ölçüm yapacağız dediler bizde hastanenin kantinine gittik.Orada tost aldık kızlara.Damla zorla bir iki lokma yedi.Bir saatin sonunda tekrar ateş ölçümü yapıldı ateşi:38.5 Bu kez şurup verildi.Yarım saat sonra tekrar ölçeceğiz dediler.Yarım saat sonra çok şükür düştü ateşi.Eve geldik.Yarım kalan tostunu istedi.Baktım yiyor.Hemen yemek yaptım ama sucuk istedi.Sucuk pişirdim.Sucuğu ben çok sevdiğim için kızlarda seviyor.Ama M.her defasında kızıyor.Sucuk yiyoruz diye.Bana hep der ne kadar zararlı şey varsa yiyorsun ama napiim.Kahvaltı kültürüm yok benim.Yani zorla peynir ve ezeytin yemeğe alıştım M.sayesinde.Eskiden kahvaltıda sadece yumurta ve margarin türü şeyler yerdim.Başka bir şey aramazdım.Kızlar da bana çekecek diye korkuyor M.Haklı sucuk zararlı ama yedikleri tek zararlı şey nerdeyse sucuk.Salam ve sosis zaten almayız evimize.Kola ve türevleri de evimize girmez.Neyse karnı doydu ya kuzumun.Aç yatmadı şükür.AMa tam yattık dedi ki anne peynir ekmek yiyeceğim.TAmam dedim kalktık birer dilim peynir yediler ve uyudular şimdi.Bende kahvemi aldım açtım PC mi.Yazayım dedim.M nin de maçı var.Yalnızım yani şu saat.Ne yapacağıma karar veremiyorum.Dağ gibi ütüm var.Makinede asılacak çamaşırlar var.Okunacak kitaplarım var.Şu an elimde Ali Çankırılının çocuklarınıza sınır koyma adında bir kitabı var.Çok basit dille yazılmış dolayısıyla okuması çok kolay.Tek kusuru Robert Mckenzie nin çocuğunuza sınır koyma kitabıyla neredeyse aynı.AMa bizim kültürümüze daha yakın örnekler verdiği için daha anlaşılır.Bizde Karya da işe yaradı verdiği taktikler ama Damla ya sökmüyor.Bunu bitirince birde şu bizim elizabeth'in (Elizabeth Pantley'in) kitabını okuyacağım.Çocuğunuzla iş birliği yapabilme.Belki Damla da işe yarayacak taktikler bulurum.Bazen aşılamayacak krizler yaşıyoruz.Özelikle Karya da bir dönem yaşadık.AMa şimdi azaldı o krizler ve inatlar.Kitapmı işe yaradı yoksa zaten kuzumda yoktu hastalığın verdiği bir süreçmiydi bilmiyorum.Neyse uykusuz bir gecenin ardından sanırım çamaşırlarımı asıp yatacağım.Canım bir şey yapmak istemiyor çünkü.Bu arada annem daha iyi.

21 Ekim 2010 Perşembe

UZUN ZAMANDIR EKLEYEMEDİĞİM FOTOLAR

Annemin ameliyatından bir gün öncesi.Annem kızları çok özlediğini söyledi ve bizde pazar günü kızları hastaneye götürdük.Annem zorda olsa aşağıya indi.Hastanenin kantininde oturduk biraz.Damla annemi öyle kolunda serumla görünce çok tedirgin oldu.Karya ise annemi kendi elleriyle besledi.Hasta diye.Aşağıdaki fotolar ise kızların iş yerine geldiği günlerden birinde çekildi.Sanırım Ramazan Bayramı öncesi arife günüydü.Yarım gün diye gitmiştik.Ve Konak Meydanında kuşlara yem attı kızlar.




12 Ekim 2010 Salı

ANNEM AMELİYAT OLDU

Bir süredir yazamıyordum ve yazamayacağımda.Annem dün ameliyat oldu.Keyifsizim tatsızım. Kafam allak bullak.Beynim yorgun.Kızlar hasta.Karya yaklaşık on gündür burun akıntısıyla boğuşuyordu.Haftasonu tam iyileşti derken dün kreşten geldiğinde yine burun akıntısı başlamış.Bir taraftan da öksürük var.Sabaha kadar uyumadı ve uyutmadı.Aklımdayken anlatmak istediğim bir olay var.Dün sabah 5 te uyandı babannesinin yanına gitti.Kadını kaldırmış bir güzel kahvaltı hazırlatmış kendisine.Bir de çay demletmiş.Yumurta pişirtmiş yağda.Ama hanımefendi ekmeği beğenmemiş bakkaldan ekmek istemiş bakkal kapalı olduğu içinde ekmek alınamamış ve vazgeçilmiş kahvaltı edilmekten.Sonra ayağa yatırılmış kontes ve ayakta sallanarak uyumuş.Edepsiz ve eziyetçi çocuk.Ama nedense babannesine yapılıyor eziyet.Pazar günü kızları ananesini görmeye götürdük hastaneye.annem kolunda serumla gelince DAmla tedirgin oldu.Ama KArya minik minik poağaçaları annemin ağzına tıkmaya çalışıyordu anane ye diye.Ve dönüşte yengem annemin koluna girdi yukarı çıkarmak için Karya ben tutcam ananemin elini diyerek kimseye bırakmadı refakat işini.ve arkasından uzun süre ağladı ananem bizle gelsin diye.Neyse bizden şimdilik bu kadar.Akşam acile götüreceğim kızları muayene ettirmek için.Gündüz vakit bulamadım mecburen acil yolu göründü bize.İnşallah ciddi bir sorunumuz yoktur.

4 Ekim 2010 Pazartesi

BATTANİYE SORUNUMUZDA AŞAMA KAYDETTİK

Biliyorsunuz Damla'nın battaniyesine olan düşkünlüğünü.Ve kreşte de battaniyesiyle yaşadığı sorunları.Ve on alıp kestiğim yeşil battaniyeyi.Ve istemediğini.
Cuma günü akkşam onları almaya gittiğimizde ikisininde sırtında ayıcıklı sırt çantası vardı.Öğretmenleri hediye almış ikisine de.Hani belki Damla çantayı görüp battaniyeden vazgeçer düşüncesiyle.Battaniyesinide katlayıp çantaya yerleştirmeye çalışmışlar.Ama çanta küçük battaniye büyük olunca çantanın ağzı kapanmamış.Öğretmenide konuşmuş onunla.Bana ayrılırken "Damla ne yapacağını biliyor biz konuştuk onunla" dedi.Arabada battaniyesini çıkardı çantadan koklaştılar biraz.Eve gidince yüzüne bile bakmadı açıkçası.Sonra ben konuştum onunla."Bak kızım istersen büyük battaniyen evde kalsın artık, okuldan gelince onu kullanırsın.Okula giderken de küçük yeşil battaniyeni götürürsün.Hem çantanın içine de sığar o" dedim.Tamam dedi.Ertesi gün yani cumartesi günü battaniyesini birlikte makineye attık yıkansın diye.Ve DAmla'm canım kızım uyurken yeşil küçük battaniyeyle uyudu.Tamam dedim oldu bu iş.Demek kabullendi.Bugün gelirken yeşil küçük battaniyeyi sırt çantasına yerleştirdim.Anlattım ona itiraz etmedi.Biraz önce kreş öğretmeniyle konuştum sorun yok dedi.Ben her ihtimale karşı Damla görmeden büyük battaniyesini poşete koyup kreşe bıraktım.Ne olur ne olmaz diye.Ama hiç aramamış kendi battaniyesini.Yeşil battaniyesi elindeyken jimnastik dersi başlamış ve bırakmış elinden o da katılmış derse.Sanırım aştık bu sorunu da.
Bu aralar pek bi dillendiler.Acaip cümleler kuruyorlar.Birbirlerine nispet yapar oldular.Yolda giderken bir şey görüyor birisi.Diğeri görmüyor mesela.Biri diğerine "önce ben gördüm" diyor.Diğeri de deliriyor bu durumda bende görecem diye.
Karya biraz rahatsız.Öksürük ve burun akıntısı var.Peditus kullanıyoruz.Ve kreşe iyice alıştılar artık.Sorunsuz gidiyoruz.Cuma günü akşam gelirken bana Karya "anne okul çok güzel" dedi.Ve arkadaşlarının isimlerini sayıyorlar bana."dilara, deniz ali, deniz, efe, begüm, evrim".Efe hala ağlıyormuş.anne, anneanne, baba, babane diye.Yazık.
Karya her sabah giyeceği kıyafeti kendi seçiyor.Benim çıkardığım giyimi kesinlikle giymiyor.Kendi açıyor dolabı tişörtünü seçiyor önce sonra da şort seçiyor (şort dediği de pantolon) ve kendisi giyiniyor.Damla garibim ise ne çıkarırsam onu giyiniyor ama ben ona da soruyorum bunu yada şunu giymek istermisin diye.Bir ara kıyafet konusunda aynı giyinme derdimiz vardı.Bizde aynı kıyafetten iki tane alıyorduk hep.Ama bu sıralar tercihleri değişti.Artık farklı kıyafet giydiriyorum bende.Arada yine aynı giyinmek zorunda kalıyorlar ama genelde farklı şeyleri tercih ediyorlar.Buna seviniyorum işte.
Birde Karya dün diyor ki bana.
"anne ben okul ııııı"
"niye kızım"
"ben okul eeee ııııı"
"neden annecim"
"betül konuşuyo çok, ben eee ıııı"
"betül kim kızım arkadaşın mı"
"ııı aba"
"öğretmen mi"
"ıııı çocuk"
"peki ben öğretmeninle konuşurum annecim"
"anne öğretmen ıııı betülle konuş"
"peki betül ne yapıyor annecim ne diye konuşuyor"
Karya evin içinde koşarak;
"koşuyor bööle bööle" "konuşuyo işte"
"tamam annecim ben konuşacağım betülle de öğretmeninle de"
"tamam"