16 Eylül 2010 Perşembe
KREŞ GÜNLÜKLERİ-2
Dün Damla'nın okulu sevmedim gitmeyeceğim diye ağladığını yazmıştım.Sabah kalktık okula gitmek için.Damla dudağı büükük bir şekilde "anne ben okula gitmeyeceğim" dedi yine."battaniye" diye de ekledi ardından.O an aklıma geldi.Dün sabah okula bırakacağımız zaman görevli bayan battaniyesini şimdilik alalım ama bir kaç gün sonra bırakalım demişti.Ben önemsemedim açıkçası çünkü biliyordum Damlanın battaniyesinin de onunla birlikte gideceğini.Kızımın battaniyesine olan düşkünlüğünü sizde biliyorsunuz zaten.Akşam okul çıkışı aynı şeyi öğretmeni de söyledi.Bir kaç gün idare edelim..İyi de bu çocuk battaniyesiyle kendini güvende hissediyor.Bunun bir geçiş materyali olduğunu, battaniyesini benim yerime koyduğumu zaten biliyoruz.Neyse efendim bu sabah kızları içeriye gönderdikten sonra Müdüre hanımla görüşme talebinde bulundum.Sağolsun biraz sohbet ettik.Ben ona Damlanın battaniyesinin önemini anlattım.O da bugün psikologun geleceğini onunla konuşacağını en doğrusu neyse ona göre davranacağını söyledi.Ama unutmadan hemen yazmalıyım.Damla yine ağladı giderken.Biraz oyalandı girmemek için.Karya önceden girmişti ama DAmla girmeyince oda ağlamaya başladı.Bunun üzerine Damlam yine içini çeke çeke içeri girdi.Kardeşi ağlıyor diye.Nerde kalmıştım evet müdüre hanım psikolgla konuşacağını söyledi.Kızları bıraktık ve biz M ile İnciraltına kahvaltı etmeye gittik.Biraz dolaştık.Sonra otobanda bulunan selvay'a uğradık alışveriş yaptık.Eve geldik dinlendik sonra kızları almaya gittik.Öğretmenimiz ellerinden tutup getirdi kızlarımı.Psikologla konuştuklarını, battaniyeninde kreşe devam etmesine karar verdiklerini anlattı.Sevindim tabi.AMa benimle bir ara konuşmak istediğini de söyledi.psikologun söylediklerini bana detaylarıyla anlatackamış.Ama Damlanın yanında konuşmak istemediğini söyledi.Yarın arayacağım onu.Konuşacağız.Ve ben biliyorum ne konuşacağımızı.Hani dedim ya battaniye bir geçiş materyali ve benim yerime kondu diye.Damla kendini dışlanmış hissediyor.Çünkü KArya çok baskın.Dediği olmassa kıyameti koparıyor.Damla ise bu durumda kendini geriye çekiyor.Örneğin her akşam KArya benimle uyuyor.Çoğunlukla üçümüz kanepeye yatıyoruz.Sırasıyla Damla, Karya ve ben şeklinde.Yani KArya hep benim yanımda.Bana sarılan.Damla ise uzakta.Ben ne kadar sarılsamda uzakta.Örneğin bu akşam olan şeyi anlatayım.Yine yatıyoruz.Ama Damla kendi yatağında yatmak istiyor.Yanında da ben yatayım.KArya ise kanepede yatmak istiyor yine yanında ben olmak üzere.Damlanın yatağı küçük olduğu için üçümüzün aynı yerde yatması imkansız.Seçenek sunuyorum kızım buraya gel üçümüz burda yatalım yok hayır illa kendi yatağı.Yere oturdum Damlanın elini tuttum KAryanın da sırtını kaşıyorum.Karya kesinlikle kabul etmiyor DAmlayla ilgilenmemi.Ağlıyor deli gibi.Kızım o senin kardeşin onun elini tutmak zorundayım.Yok delirdi.Dedim gel seni ayağımda sallıyayım o zaman Damlanında elini tutarım.O esnada Damlada beni ayağında salla demezmi?Ne yapayım hangisini sallıyayım.Dedim ikinizide yatırayım ayağıma bir ayağımda sen yat diğerinde sen.İkiside kesinlikle istemiyor.O an bende başladım ağlamaya.çözüm bulamıyorum çünkü.Damla kaldı yatağında aldı battaniyesini eline sarıldı ona dudaklar büzük, bir taraftanda yan yan bana bakıyor.Kızım gel seni kucağıma alayım diyorum yok istemiyor.Bu beni daha çok yaralıyor.Karya da uyumak bilmiyor bir türlü.Damlanın bu durumu içimi acıtıyor.Birde öğretmenle de konuştuk ya biraz kendimi iyice suçlu hissediyorum.Sonra M.den yardım istiyorum.Geliyor Damlayı alıyor avutuyor biraz.Zorla KArya hanım uyuyor ama uyuması bir saati buluyor.20.30 da gittiğimiz odadan ben ancak 21.45 de çıkabiliyorum.Bu arada M.Damlayı ayağında sallamayı teklif ediyor ama Damla "annemmmm" diye ağlıyor.Bu çok kötü işte.Bende daha çok içeride ağlamaya devam ediyorum.Sonra Karya sızıyor ve ben geliyorum odaya bakıyorum Damla M.nin ayağında uyumuş.Usulcacık öpüyorum onu saçlarını okşuyorum almak için teşşebüs ediyorum yatağına götürmek için o an açıyor gözlerini.Sarılıyor boynuma gözleri ışıl ışıl sevinçten.Ben geldim ya.Alıyorum kucağıma diyor odamda salla beni ayağında.Götürüyorum ayağıma alıyorum bir iki dakika sallanıyor sonra yatağına yatmak istiyor.Yatıyoruz beraber hemde sımsıkı sarılarak.Sonra kuzum huzurla uyuyor.Allahım ne kadar zor bir gece oldu.Sen yardım et bana.Varmı bu konuda bana yardımcı olacak kimse.Nasıl dengeyi sağlayabilirim.Yataklarında tek başlarına uyumaya alıştırmalıyım.Ama nasıl geç mi kaldım aaba.Bunun yöntemi nedir.Bu konuda acil yardım lütfen..
15 Eylül 2010 Çarşamba
KREŞ GÜNLÜKLERİ-1
Bugün ilk günümüzü başarıyla atlattık sayılır.Sayılır diyorum çünkü sabah her şey normaldi.Biraz sonra anlatacağım ve sizde öğreneceksiniz.Her şeye en baştan başlıyayım.Kızları kreşin ilk gününde yalnız bırakmamak adına anane, babane ve büyükanne üçlüsünü yani altın kızları da alarak sabah erkenden evden çıktık.Ama ne çıkmak uyuyup kalmışız zira.Çabucak hazırlandık ve attık kendimizi yollara.Neyse ki tam vaktinde ordaydık.Anneler, babalar almış çocuklarını getirmişler.Çocuklar genelde uysalca giriyorlar içeriye.Biz bir gece önce benim özenle hazırladığım çantayı teslim ettik önce.Sonra sıra kızların içeri girmesine geldi.Ayakkabılarını çıkardık, kreş ayakkabılarını giydirdim.Sonra baktım Karya yanıma geldi.Sımsıkı sarıldı bana.Öpüştük koklaştık, akşama gelip alacağız sizi babayla dedim tamam dedi.Günler öncesinden okula gideceklerini biliyorlardı, sakince hazırlamaya çalışmıştık.Sanırım bunun etkisi oldu.Sonra sırayla anane, büyükanne, baba ve babaneyle de vedalaştı.Sonra Damla geldi yanıma dudaklar büzük.Ağladı ağlayacak.Ama tutuyor kendini.Battaniyesini verdik eline, sarıldık öpüştük.O mahzunca çıktı yukarıya ve sonra ağlamaya başladı.Bizden sonra da uzunca bir süre ağlamış ama sonra sakinleşmiş.Sıkı sıkı tembih ettik aman battaniyesini vermeyi unutmayın diye.Biz kızları kreşe bıraktık ama benim içimde fırtınalar kopuyor.Sanki ilk kez ayrılıyorum onlardan.Sanki her gün evde bırakıp işe giden ben değilim.Ama bu çok farklı bir şey.Kendi evimde güvenli kollara bırakıyordum onları ve gözüm hiç bir zaman arkamda kalmıyordu.Biliyordum ki benden çok daha iyi bakan insanlar var.Şimdi ise evimizde değil bambaşka bir mekana bırakıyorum kızları.Orada mutlu olacaklar biliyorum ama ana yüreği işte.Kıyamıyor ki.YAlnız şunu anladım.Allah kimseyi evladından ayırmasın.O kadar zor ki.Bir kaç saatlik ayrılık bile öyle kötü ki.Acaba içeride neler yapıyorlar, nasıl vakit geçiriyorlar.Damla çok çekingen ve çok su içen bir çocuk acaba susadığı zaman su isteyebileck mi?Acaba wc ihtiyaçlarını söyleyebilecekler mi?Acaba uyuyabilecekler mi?Acaba yemek iyecekler mi?Ana yüreği neler düşünüyor.Uzunca bir süre ağladım.Tutamadım kendimi.M.ye sordum DAmla susadığında su isteyemesse eğer KAryaya söyler mi acaba diye.Yani iki kardeş olmaları bizim içinde onlar içinde avantaj gibi.Bana göre tabi.En azından birbirlerini tanıyorlar.Akşam biraz erken almamız söylendi.Her ihtimale karşı kriz durumunda biz sizi ararız daha erken gelirsiniz dediler.Öğleye doğru aradım ben.Çok merak ediyordum çünkü neler olduğunu.Telefondaki bayan bir saniye dedi ve şu an sınıftayım ağlama sesi duyuyormusunuz dedi.BAktım yok çocuklar cıvıl cıvıl şakıyorlar.Benimkiler ne yapıyorlar dedim.Psikolog gözetiminde parmak oyunu oynuyorlar dedi.Rahatladım ama tekrar ağlamaya başladım.Tekrar çalışma olayına lanet ettim.Çocuk doğuruyorsun hemde ne zahmetlerle, ne uğraşlarla ama paranla çocuğunu başkalarına bırakıyorsun bakmaları için.Nasıl bir çelişkidir bu.Madem kendin büyütemeyeceksin niye doğurursun.Ama insan işte acaip bir yaratık.
Akşama kadar bizi kimse aramadı.Ama her telefonum çaldığında yüreğim ağzıma geldi.AKşam saat 16.00 da kreşin kapısındaydık.Kızları bekliyoruz.Geldi benim yumurcaklar.Öğretmenleri ellerinden tutmuş getirdi.DAmla bizi görünce öyle çok sevindi ki anlatamam.Sanki günlerdir görüşmüyoruz.Hemen bana yaptıklarını anlattılar.Çorba yemişler, oyun oynamışlar, uyumuşlar v.s.Öğretmenimiz çok tatlı bir bayan.Güler yüzlü sevecen.İçim daha bir rahat etti.Hoşçakal dedik öğretmenimize.Kızlar orada okulu çok sevdik, yarın yine geleceğiz dediler ama eve gelince Damla ben okulu sevmedim demeye başladı.Bütün akşam okul lafı geçince ağladı gitmeyeceğim dedi.KArya çok sevmiş ama o ben gideceğim diyor.Erken yatırdım onları.Saat 21.00 de Damla sızdı, karya da 21.20 de.YArın sabah ne yapacağız bakalım.Damla bizi zorlayacak gibi.Alışacak ama biraz zor olacak sanırım.İlk günümüz böyle geçti.YArın neler olduğunu yazarım.
Akşama kadar bizi kimse aramadı.Ama her telefonum çaldığında yüreğim ağzıma geldi.AKşam saat 16.00 da kreşin kapısındaydık.Kızları bekliyoruz.Geldi benim yumurcaklar.Öğretmenleri ellerinden tutmuş getirdi.DAmla bizi görünce öyle çok sevindi ki anlatamam.Sanki günlerdir görüşmüyoruz.Hemen bana yaptıklarını anlattılar.Çorba yemişler, oyun oynamışlar, uyumuşlar v.s.Öğretmenimiz çok tatlı bir bayan.Güler yüzlü sevecen.İçim daha bir rahat etti.Hoşçakal dedik öğretmenimize.Kızlar orada okulu çok sevdik, yarın yine geleceğiz dediler ama eve gelince Damla ben okulu sevmedim demeye başladı.Bütün akşam okul lafı geçince ağladı gitmeyeceğim dedi.KArya çok sevmiş ama o ben gideceğim diyor.Erken yatırdım onları.Saat 21.00 de Damla sızdı, karya da 21.20 de.YArın sabah ne yapacağız bakalım.Damla bizi zorlayacak gibi.Alışacak ama biraz zor olacak sanırım.İlk günümüz böyle geçti.YArın neler olduğunu yazarım.
13 Eylül 2010 Pazartesi
BAYRAM DÖNÜŞÜ
Bayram bitti ve bugün işe başladık.Sabah kızları uyurken bıraktım evde.Öyle güzel uyuyorlardı ki.Damla battaniyesine sarılmış, yamulmuş; Karya ise sere serpe denir ya aynen öyle.Uyurken ne kadar da masumlar.Bayram boyunca evde yalnızdık kuzucuklar ve biz.Yani tam bir çekirdek aile.
Babaannemiz arife gününden önceki akşam gitmişti.Bizde arife günü kızları iş yerine getirmiştik.Öğlen çıktık.Önce bir şeyler yiyelim diye düşünürken eczanenin önünden geçiyorduk ki M."hadi soralım bakalım grip aşısı gelmişmi" dedi sorduk ve evet gelmiş.eee doktorumuzda kreşe başlıyacakları için önermişti ya yarım doz.Yaptırdık ama kızlar çok ağladı.Eczanedeki kızcağız avunsun diye KArya ya allık fırçasını vermişti.Karya geri verirmi benimde benim.Zar zor bıraktırdım dedim ben sana alacağım fırça söz.Geçtik yolun karşısına Allahtan orada bir parfümeri var.Ordan aldık iki tane allık fırçası da sustu kuzular.Sonra gittik yemeğimizi yedik.Ordan çıktık Konak meydanında kuşlara yem attık.Normalde kuşlara yem bir kerede atılır benim kızlar oturdular yere koydular önlerine yem tabağını.Başladılar kuşlara yem vermeye ama tane tane..
Çok komiklerdi.Sonra bindik arabaya eve gittik.Yolda kızlar sızdı.Ama eve varınca uyandılar- da bu bizi etkilemedi.Dedim şimdi herkes yatıp uyuyacak benim çok uykum var.İlk defa uykuya devam ettiler ve güzel bir uyku çektiler.Sanırım bunda sabah erken kalkmalarının da etkisi olmuştur.Bayramda anane, babane ve büyükanne ziyaretleri yapıldı.Ertesi gün geleneksel bayramlaşma pikniğimiz vardı.Orada da kızlar gerçekten büyüdüklerini ıspatladılar bana.Beni hiç rahatsız etmediler ve dieğr çocuklarla oyunlar oynadılar.Daha sonra bayram bitti.Ve dünde kızların kreş alışverişi için forum bornovaya gittik.Güya gezip dolaşacaktım mağazaları ama LCW ye girince yine hepsini ordan alıp çıktım.LCW gerçekten bütün ihtiyaçlara cevap veriyor.Ama alacağım şeyler bitmedi.Hala eksiğimiz var.Büyük güne az kaldı.ve ben çok heyecanlıyım..
Yakında bende kreş günlüklerime başlayacağım.
Babaannemiz arife gününden önceki akşam gitmişti.Bizde arife günü kızları iş yerine getirmiştik.Öğlen çıktık.Önce bir şeyler yiyelim diye düşünürken eczanenin önünden geçiyorduk ki M."hadi soralım bakalım grip aşısı gelmişmi" dedi sorduk ve evet gelmiş.eee doktorumuzda kreşe başlıyacakları için önermişti ya yarım doz.Yaptırdık ama kızlar çok ağladı.Eczanedeki kızcağız avunsun diye KArya ya allık fırçasını vermişti.Karya geri verirmi benimde benim.Zar zor bıraktırdım dedim ben sana alacağım fırça söz.Geçtik yolun karşısına Allahtan orada bir parfümeri var.Ordan aldık iki tane allık fırçası da sustu kuzular.Sonra gittik yemeğimizi yedik.Ordan çıktık Konak meydanında kuşlara yem attık.Normalde kuşlara yem bir kerede atılır benim kızlar oturdular yere koydular önlerine yem tabağını.Başladılar kuşlara yem vermeye ama tane tane..
Çok komiklerdi.Sonra bindik arabaya eve gittik.Yolda kızlar sızdı.Ama eve varınca uyandılar- da bu bizi etkilemedi.Dedim şimdi herkes yatıp uyuyacak benim çok uykum var.İlk defa uykuya devam ettiler ve güzel bir uyku çektiler.Sanırım bunda sabah erken kalkmalarının da etkisi olmuştur.Bayramda anane, babane ve büyükanne ziyaretleri yapıldı.Ertesi gün geleneksel bayramlaşma pikniğimiz vardı.Orada da kızlar gerçekten büyüdüklerini ıspatladılar bana.Beni hiç rahatsız etmediler ve dieğr çocuklarla oyunlar oynadılar.Daha sonra bayram bitti.Ve dünde kızların kreş alışverişi için forum bornovaya gittik.Güya gezip dolaşacaktım mağazaları ama LCW ye girince yine hepsini ordan alıp çıktım.LCW gerçekten bütün ihtiyaçlara cevap veriyor.Ama alacağım şeyler bitmedi.Hala eksiğimiz var.Büyük güne az kaldı.ve ben çok heyecanlıyım..
Yakında bende kreş günlüklerime başlayacağım.
8 Eylül 2010 Çarşamba
BAYRAMIN-(M)-IZ KUTLU OLSUN-KREŞ HAZIRLIKLARIMIZ DEVAM EDİYOR
Bu gün Arife günü.Yarım iş günü yani.Sabah kalktık kızları da işe getirdik.Çünkü bayram nedeniyle babaannemiz evine gitti bayram hazırlıklarını yapmaya.Yarın bizi bekliyor.Anneannemizde KT aldığı için evinde.Kızları bırakabileceğimiz kimse de olmayınca işe gidelim hep birlikte dedik.Sabah heyecanla kalktılar.Hazırlandık ve işte burdayız.
Bayramdan sonra başlıyoruz ya kreşe.Hani 15 eylül de.İşte tam gaz da hazırlanıyoruz.Ama daha bitmedi hazırlıklarımız.Kızların kaka ve boğaz kültürlerini yaptırdık.Dün onların sonuçlarını aldık.Yarın da babaannemiz aile hekimimize gidecek ve sağlık raporumuzu alacak.Ondan sonra sadece giyim kuşam hazırlıklarımız kalıyor.Hazırlık yapmak hiç bana göre değil.Bir yere giderken de öyle.Şimdiden telaşı sardı beni.Kaç takım pijama koymalıyım.Kaç tane atlet don koymalıyım, üst baş yeter mi.Yok canım bunlar yetmez hemen gideyim bir kaç parça daha alayım v.s.hepimizde varmıdır bu acaba.Bana kalsa 2 günlük geziye giderken 3 bavul hazırlarım.Ama Allahtan M.her defasında engeller beni.İyi ki de engeller.Lüzumsuz bir sürü şey geri çıkar bavullardan.kızlardan önce de böyleydim.Gittiğim yerden hiç giymediğim kıyafetlerimi aynen getirir ama mecburen onlarıda yıkamak zorunda kalırdım giyilmediği halde hemde.
neyse kreş mevzusundaydım dimi.İşte şimdi kızlara neler koyabileceğimi düşünüyorum harıl harıl.Biz haftalık koyucakmışız giyimleri kuşamları.Bir çantayla götürecekmişiz, lazım oldukça isteyeceklermiş bizden falan.Hal böyle olunca kafamda kurgulamakda zorlanıyorum işte.Malum iki bebe, her daim üst baş kirletirler.Kusarlar işerler.Evde günde dört-beş kez üst değiştiriyoruz biz.Ki artık küçük lekeleri göz ardı etmeye başladık.Yok su içerken ıslandı, yok elini yıkarken ıslandı, yok çiş kaçırdı ıslandı, yok uykudan terli kalktı, yok üstündekini beğenmedi başka giyinmek istedi, e böyle olunca işte çantaya kaç tane koymam gerektiğine karar veremiyorum.Ben gideyim bayram sonrası alışverişimi yapayım.Elimin altında fazla fazla olsun, ihtiyacımız olduğunda gönderirim.Fotoğraf makinem bozuk olduğu için foto ekleyemiyorum bu günlerde.bende sanırım uzunca bir süre sadece yazılarımla idare ededecğim.Foto eklemeden yazmak istemiyordum ama böyle de güzel olur umarım.
Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.İnşallah her yeni bayram sağlık ve mutluluk getirsin kuzularımıza.
Bayramdan sonra başlıyoruz ya kreşe.Hani 15 eylül de.İşte tam gaz da hazırlanıyoruz.Ama daha bitmedi hazırlıklarımız.Kızların kaka ve boğaz kültürlerini yaptırdık.Dün onların sonuçlarını aldık.Yarın da babaannemiz aile hekimimize gidecek ve sağlık raporumuzu alacak.Ondan sonra sadece giyim kuşam hazırlıklarımız kalıyor.Hazırlık yapmak hiç bana göre değil.Bir yere giderken de öyle.Şimdiden telaşı sardı beni.Kaç takım pijama koymalıyım.Kaç tane atlet don koymalıyım, üst baş yeter mi.Yok canım bunlar yetmez hemen gideyim bir kaç parça daha alayım v.s.hepimizde varmıdır bu acaba.Bana kalsa 2 günlük geziye giderken 3 bavul hazırlarım.Ama Allahtan M.her defasında engeller beni.İyi ki de engeller.Lüzumsuz bir sürü şey geri çıkar bavullardan.kızlardan önce de böyleydim.Gittiğim yerden hiç giymediğim kıyafetlerimi aynen getirir ama mecburen onlarıda yıkamak zorunda kalırdım giyilmediği halde hemde.
neyse kreş mevzusundaydım dimi.İşte şimdi kızlara neler koyabileceğimi düşünüyorum harıl harıl.Biz haftalık koyucakmışız giyimleri kuşamları.Bir çantayla götürecekmişiz, lazım oldukça isteyeceklermiş bizden falan.Hal böyle olunca kafamda kurgulamakda zorlanıyorum işte.Malum iki bebe, her daim üst baş kirletirler.Kusarlar işerler.Evde günde dört-beş kez üst değiştiriyoruz biz.Ki artık küçük lekeleri göz ardı etmeye başladık.Yok su içerken ıslandı, yok elini yıkarken ıslandı, yok çiş kaçırdı ıslandı, yok uykudan terli kalktı, yok üstündekini beğenmedi başka giyinmek istedi, e böyle olunca işte çantaya kaç tane koymam gerektiğine karar veremiyorum.Ben gideyim bayram sonrası alışverişimi yapayım.Elimin altında fazla fazla olsun, ihtiyacımız olduğunda gönderirim.Fotoğraf makinem bozuk olduğu için foto ekleyemiyorum bu günlerde.bende sanırım uzunca bir süre sadece yazılarımla idare ededecğim.Foto eklemeden yazmak istemiyordum ama böyle de güzel olur umarım.
Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.İnşallah her yeni bayram sağlık ve mutluluk getirsin kuzularımıza.
7 Eylül 2010 Salı
ÇOK ETKİLENDİM, ÇOK ÜZÜLDÜM.....
Gerçekten çok üzüldüm..
Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Nehir'in bloguna hiç yazmasamda ara ara takip ederdim.
Her girdiğimde çok etkilendiğim için fazla girmemeye çalışırdım.
Ama dün bloglarda görünce....
Ne yazılır ki...
Allah sabır versin anasına, babasına, ablasına.
Çok mücadele verdiler...
kelimelerin tükendiği an bu olsa gerek............
Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Nehir'in bloguna hiç yazmasamda ara ara takip ederdim.
Her girdiğimde çok etkilendiğim için fazla girmemeye çalışırdım.
Ama dün bloglarda görünce....
Ne yazılır ki...
Allah sabır versin anasına, babasına, ablasına.
Çok mücadele verdiler...
kelimelerin tükendiği an bu olsa gerek............
1 Eylül 2010 Çarşamba
SONBAHAR BAŞLADI MI?
Bugün yağmur var her yerde olduğu gibi canım İzmir'dede.Gece bekliyorduk yağmurun başlamasını ama bütün gece yine sıcakla cebelleştikten sonra ancak sabah başlayabildi yağmur.Ve evet hava da serinledi şu an itibarıyle.Yalnız biraz önce başladı dediğim yağmur yerleri bile ıslatamadan dinmiş.Oysa ben öyle hazırlamıştım ki kendimi şiddetli yağmura.Ama eminim birazdan başlar çünkü gökyüzünde kara bulutlar toplanmış vaziyette bekliyor.Yağmur dedimde aklıma geldi birden.İnternetten takip ettiğim bir site var.M.tanıştırdı beni o siteyle.Düzenli olarak takip etmeye çalışıyorum bende.Kadir Sütçü adında bir zat.Deprem tahminleri yapıyor sitesinde.Ama dediğine göre araştırmaları varmış bu konuda sadece tahmin değil yani.Bilimsel verilerle tahmin.Bu günden itibaren 72 saat içinde Ege denizinde Yunanistana doğru olan kısımlarda orta şiddette deprem olabileceğini söylüyorlar.Bende buraya takip edebilmem açısından özelikle yazıyorum.Aramızda kalsın ama bu siteye baktıkça rahatlıyorum ben.Çünkü deprem korkusu gerçekten illet bir şey.Sitenin adresini vermeyi unuttum değil mi?Hemen yazıyorum belki sizde göz atmak isterseniz. http://www.dkos.org/
Amannn neyse geçelim sabah sabah bu konuları.Biz büyüyoruz.Evet büyüyoruz artık.Dün akşam baktım da.Kızlarım gerçekten büyüdüler.Artık kendi kendilerine oyun kurabiliyorlar.Karya almış önüne minik ve kel bebeğini.Elinde de oyuncak minik bir kaşık.yemek yedirmeye çalışıyor.Ama tıpkı bizim ona yedirdiğimiz gibi.Sonra benim iki minik kızım birlikte oyunlar oynuyorlar.Genelde kavgayla sonuçlansa da ikisini bir arada oyun oynarken görmek acaip bir duygu.Nasıl anlatsam ki.Karşınızda iki minik insan.Birbirleriyle sohbet edebiliyorlar.Her ne kadar biz tam olarak ne hakkında sohbet ettiklerini anlayamasakda.Öyle ciddi konuşuyorlar ki.
Tam da şu anda aklıma gelmişken yazmadan duramayacağım.Yine dün akşam olan bir şey bu.Karya'nın çişi geldi.Bana diyor ki anne sen kal.Damla gelir beni bekler.KArya yalnız başına wc ye gidemiyor çünkü korkuyor.Ama Damla kendi başına gidiyor karanlık bile olsa çişini yada kakasını yapıyor ya lazımlığa yada klozete.Sonra temizliğini yapıyor lazımlıksa wc ye döküyor, klozetse sifonu çekiyor altını kuruluyor, ellerini yıkıyor sabunluyor dişlerini fırçalıyor vs.Yani neredeyse her işini kendi yapıyor.Eskiden karya korkmazdı, Damla korkardı ama şimdi tam tersi.Damla çok düzenli olacak sanırım.Yani düzenli derken prensipli.Yemekten sonra illaki elelr yıkanacak, dişler fırçalanacak.Hep aynı yastıkta yatılacak.Terlikler yada ayakkabılar mutlaka yerlerine konulacak.Karyanın eşyaları bile parktan Damla tarafından toplanacak çünkü başka çocukların alabilme ihtimali var.Karya da çok düzenli ama Damlanın ki daha farklı.Nasıl anlatılır bu bilemedim ki.Biraz düzensiz yazdım biliyorum.Kafamı toparlayamadım henüz.
Bu arada fotoğraf makinem bozuldu.O yüzden foto ekleyemiyorum.Yeni makine almam lazım.
Amannn neyse geçelim sabah sabah bu konuları.Biz büyüyoruz.Evet büyüyoruz artık.Dün akşam baktım da.Kızlarım gerçekten büyüdüler.Artık kendi kendilerine oyun kurabiliyorlar.Karya almış önüne minik ve kel bebeğini.Elinde de oyuncak minik bir kaşık.yemek yedirmeye çalışıyor.Ama tıpkı bizim ona yedirdiğimiz gibi.Sonra benim iki minik kızım birlikte oyunlar oynuyorlar.Genelde kavgayla sonuçlansa da ikisini bir arada oyun oynarken görmek acaip bir duygu.Nasıl anlatsam ki.Karşınızda iki minik insan.Birbirleriyle sohbet edebiliyorlar.Her ne kadar biz tam olarak ne hakkında sohbet ettiklerini anlayamasakda.Öyle ciddi konuşuyorlar ki.
Tam da şu anda aklıma gelmişken yazmadan duramayacağım.Yine dün akşam olan bir şey bu.Karya'nın çişi geldi.Bana diyor ki anne sen kal.Damla gelir beni bekler.KArya yalnız başına wc ye gidemiyor çünkü korkuyor.Ama Damla kendi başına gidiyor karanlık bile olsa çişini yada kakasını yapıyor ya lazımlığa yada klozete.Sonra temizliğini yapıyor lazımlıksa wc ye döküyor, klozetse sifonu çekiyor altını kuruluyor, ellerini yıkıyor sabunluyor dişlerini fırçalıyor vs.Yani neredeyse her işini kendi yapıyor.Eskiden karya korkmazdı, Damla korkardı ama şimdi tam tersi.Damla çok düzenli olacak sanırım.Yani düzenli derken prensipli.Yemekten sonra illaki elelr yıkanacak, dişler fırçalanacak.Hep aynı yastıkta yatılacak.Terlikler yada ayakkabılar mutlaka yerlerine konulacak.Karyanın eşyaları bile parktan Damla tarafından toplanacak çünkü başka çocukların alabilme ihtimali var.Karya da çok düzenli ama Damlanın ki daha farklı.Nasıl anlatılır bu bilemedim ki.Biraz düzensiz yazdım biliyorum.Kafamı toparlayamadım henüz.
Bu arada fotoğraf makinem bozuldu.O yüzden foto ekleyemiyorum.Yeni makine almam lazım.
20 Ağustos 2010 Cuma
ÇOK ŞÜKÜR YENİ BLOGUMA TAŞINDIM
Bir önceki blogumda yaşadığım sorunlar nedeniyle taşınma kararı almıştım.Ben biraz tutucuyum galiba.Maalesef değişiklik yapamadım.Eskisiyle aynı oldu.Ama ben blogumu böyle seviyorum.
Efendim biz bu arada neler yaptık, neler ettik.HAtırlamaya çalışayım.O kadar uzun zaman olduki yazmayalı neredeyse unutmuşum.Tabi bende öyle notlar alma alışkanlığı da olmayınca.Böyle kal gelir insana.Bir düşünelim bakalım.Kızlar konuşmayı iyice ilerlettiler.HAtta Karya şarkı bile besteliyor kendince.Halası İzmire geldiğinde bestelediği bir şarkı var.Adı "acaba bayrak nerde".Sözler de sadece bu var ama o kadar güzel söylüyor ki kızım.Dün akşam da yatarken ben gözlerimi kapadım uyuyorum.O kendince şarkı söylüyor.Şarkının sözleri şöyle.Pinokyo pinokyo, anne işe ııııı, baba işe ııııı, damla, karya hıııı hıııı...Şimdi bu şarkıda pinokyoya anne ve babanın işe gitmediğini söylüyor onu anladım da..herhalde şu Damla Karya hııı hıııı da onlarında sevindiklerini mi anlatıyor.Anlayan varsa beri gelsin.
Akşam WC de Damla çişini yapıyor.O lazımlıkta bende ayakta onu bekliyorum.Başladı ağlamaya.İstediği bir şey olmayınca illaki ağlama vardır bizde.Neyse o ağlarken aklıma Harvey Karp amcanın söyledikleri geldi.HAni şu "Mahallenin Mutlu Yumurcağı"nda anlattıkları.Ara ara deniyorum işe yararmı diye ama hala bir gelişme olmadı bizde.Damla'yla aramızda geçen dialog şöyle.
Damla-ühühhhüüüüüüüüüü
Anne-Ne oldu kızım neden ağlıyosun?
Damla-ühühüüüüüüüüüüü
Anne-Damlacım lütfen ağlamadan söylermisin ne istediğini anlamıyorum seni.
Damla-men bıcı bıcı
Anne-olmaz annecim biraz önce yaptık bıcı bıcı sürekli banyo yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüü mennnnn bıcı bıcı
Anne-(kafasında ışık yanar) Damla sen bıcı bıcı yapmak istiyorsun
Damla-eyettttt
Anne-Annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum ama bıcı bıcı yapamayız
DAmla-ühühüüüüüüüüüüüü bıcı bıcı
Anne-bıcı bıcı yapmak istiyosun, bıcı bıcı
Anne-evet bıcı bıcı yapmak istiyosun
Damla-eyettttttttt
Anne-annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum.Ama daha biraz önce yaptık o yüzden yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü
Anne-(başarılı olamayacağını anlayarak) Damla hadi gel seninle dergilere bakalım.
Damla-mamammmm
Çok şükür diyerek çıkıyorum banyodan ve dikkat dağıtmanın en son yöntem olduğunu söyleyen Harvey amcaya bu yöntemlerin neden bizim cadılarda işe yaramadığını sormak istiyorum.Ben mi beceremiyorum acaba anlamadım ki.
Aslında bunu yaparken kendimi çok komik hissediyorum.Mağara adamına bir şeyler anlatmak bana göre değilmiş.İyi ki gerçekten mağara döneminde yaşamıyorum.Yoksa anlaşmazlıktan ölebilirmişim.
Gelelim günlük yaşantımıza.İzmir o kadar sıcak ki.Neredeyse günde iki kere duş alıyor kızlar.Sonra sadece altlarında bir donla geziyorlar bütün gün.BAlkonda yaşıyorlar zaten.Ama balkonda yaşamamızın da kötü bir tarafı var.Damla eline ne geçerse aşağıya atıyor hala.Geçen haftasonu M.pazardan kızılcık aldı.Yıkadım güzelce önlerine koydum yesinler diye.bende mutfağa geçtim.Bunlarbir müddet sonra içeri geçtiler.Bir ara gözüm takıldı balkondaki tabağa.Bomboş duruyor.benim cadıların bu tabağı silip süpürmesi mümkün değil.Hemen balkondan aşağı baktım ve tahminlerimde yanılmadığımı dehşetle farketim.Bütün kızılcıklar aşağıda duruyor bir hışımla içeri girdim.Kim attı o kızılcıkları dedim.Damla "mennn" demezmi.Garibim yalanda söyleyemiyor.Neyse tekrar konuştuk bu kez çok ciddi bir şekilde konuştuk.Tamam söz dedi bakalım ne kadar uygulayabilecek verdiği sözü.Bütün kurulama bezlerim, mandallarım, tarif kağıtlarım bile aşağıda geziyor.Bazen komşuların balkonuna düşüyor.her şekilde yerdekilerin bizim olduklarını anladıkları için insanlar direk bizim eve getiriyorlar.
ufffffffff çok sırtım ağrıdı.Biraz dinleneyim bari.
Efendim biz bu arada neler yaptık, neler ettik.HAtırlamaya çalışayım.O kadar uzun zaman olduki yazmayalı neredeyse unutmuşum.Tabi bende öyle notlar alma alışkanlığı da olmayınca.Böyle kal gelir insana.Bir düşünelim bakalım.Kızlar konuşmayı iyice ilerlettiler.HAtta Karya şarkı bile besteliyor kendince.Halası İzmire geldiğinde bestelediği bir şarkı var.Adı "acaba bayrak nerde".Sözler de sadece bu var ama o kadar güzel söylüyor ki kızım.Dün akşam da yatarken ben gözlerimi kapadım uyuyorum.O kendince şarkı söylüyor.Şarkının sözleri şöyle.Pinokyo pinokyo, anne işe ııııı, baba işe ııııı, damla, karya hıııı hıııı...Şimdi bu şarkıda pinokyoya anne ve babanın işe gitmediğini söylüyor onu anladım da..herhalde şu Damla Karya hııı hıııı da onlarında sevindiklerini mi anlatıyor.Anlayan varsa beri gelsin.
Akşam WC de Damla çişini yapıyor.O lazımlıkta bende ayakta onu bekliyorum.Başladı ağlamaya.İstediği bir şey olmayınca illaki ağlama vardır bizde.Neyse o ağlarken aklıma Harvey Karp amcanın söyledikleri geldi.HAni şu "Mahallenin Mutlu Yumurcağı"nda anlattıkları.Ara ara deniyorum işe yararmı diye ama hala bir gelişme olmadı bizde.Damla'yla aramızda geçen dialog şöyle.
Damla-ühühhhüüüüüüüüüü
Anne-Ne oldu kızım neden ağlıyosun?
Damla-ühühüüüüüüüüüüü
Anne-Damlacım lütfen ağlamadan söylermisin ne istediğini anlamıyorum seni.
Damla-men bıcı bıcı
Anne-olmaz annecim biraz önce yaptık bıcı bıcı sürekli banyo yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüü mennnnn bıcı bıcı
Anne-(kafasında ışık yanar) Damla sen bıcı bıcı yapmak istiyorsun
Damla-eyettttt
Anne-Annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum ama bıcı bıcı yapamayız
DAmla-ühühüüüüüüüüüüüü bıcı bıcı
Anne-bıcı bıcı yapmak istiyosun, bıcı bıcı
Anne-evet bıcı bıcı yapmak istiyosun
Damla-eyettttttttt
Anne-annecim bıcı bıcı yapmak istediğini biliyorum.Ama daha biraz önce yaptık o yüzden yapamayız.
Damla-ühühüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü
Anne-(başarılı olamayacağını anlayarak) Damla hadi gel seninle dergilere bakalım.
Damla-mamammmm
Çok şükür diyerek çıkıyorum banyodan ve dikkat dağıtmanın en son yöntem olduğunu söyleyen Harvey amcaya bu yöntemlerin neden bizim cadılarda işe yaramadığını sormak istiyorum.Ben mi beceremiyorum acaba anlamadım ki.
Aslında bunu yaparken kendimi çok komik hissediyorum.Mağara adamına bir şeyler anlatmak bana göre değilmiş.İyi ki gerçekten mağara döneminde yaşamıyorum.Yoksa anlaşmazlıktan ölebilirmişim.
Gelelim günlük yaşantımıza.İzmir o kadar sıcak ki.Neredeyse günde iki kere duş alıyor kızlar.Sonra sadece altlarında bir donla geziyorlar bütün gün.BAlkonda yaşıyorlar zaten.Ama balkonda yaşamamızın da kötü bir tarafı var.Damla eline ne geçerse aşağıya atıyor hala.Geçen haftasonu M.pazardan kızılcık aldı.Yıkadım güzelce önlerine koydum yesinler diye.bende mutfağa geçtim.Bunlarbir müddet sonra içeri geçtiler.Bir ara gözüm takıldı balkondaki tabağa.Bomboş duruyor.benim cadıların bu tabağı silip süpürmesi mümkün değil.Hemen balkondan aşağı baktım ve tahminlerimde yanılmadığımı dehşetle farketim.Bütün kızılcıklar aşağıda duruyor bir hışımla içeri girdim.Kim attı o kızılcıkları dedim.Damla "mennn" demezmi.Garibim yalanda söyleyemiyor.Neyse tekrar konuştuk bu kez çok ciddi bir şekilde konuştuk.Tamam söz dedi bakalım ne kadar uygulayabilecek verdiği sözü.Bütün kurulama bezlerim, mandallarım, tarif kağıtlarım bile aşağıda geziyor.Bazen komşuların balkonuna düşüyor.her şekilde yerdekilerin bizim olduklarını anladıkları için insanlar direk bizim eve getiriyorlar.
ufffffffff çok sırtım ağrıdı.Biraz dinleneyim bari.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)