10 Mart 2009 Salı

FOTOLARA DEVAM

Kırmızı bir düşteyim
Benim pembe düşlerim hiç olmadı ki
Ve gerçek hiçbir zaman ne beyaz ne de siyah
Dumanlı bir gri gözlerin yine uzak çok uzak…
Ayşin Uluğ










6 Mart 2009 Cuma

SORUN ÇÖZÜLDÜ:))))

Sorunun neden kaynaklandığını çözdüm.
Gülmesseniz size de anlatacağım.Gülen olursa vay haline.
Çok pis uçarım demedi demeyin:))
Yorum yazdığım pop-up pencerem açık kalmış ve ben bunun farkında değilim.
Saatlerce uğraşmama rağmen hiç aklıma bile gelmedi.Bu yüzden açamamışım.
Neyse tecrübeyle sabit oldu bir daha kimsenin başına gelmez heralde.
İşte kızlardan bir kaç seçmece foto.Devamı gelecek ama...
Bu arada Damla ve meşhur battaniyesiyle tanışın lütfen:)))
Onsuz yaşayamıyor neredeyse..Onunla yatıyor, onunla emiyor v.s.









ÜZGÜNÜM AMA RESİM EKLENMİYOR...

Resim eklemeye çalışıyorum ama sanırım bir sorun var.
Resim ekleme penceremi açamıyorum bile.Ne oldu anlamadım.
Bilen var mı acep?

5 Mart 2009 Perşembe

BİR KAÇ FOTO VE İKİZ DİLİ

Bu aralar kizlarin en sevdiği şey cicilerini giymek.Bayılıyorlar buna.Sanırım biraz kokoş olucaklar.Kime benzedilerse artık:))
Bir de yeni yeni kullandıkları kelimeler var.Bu kelimeler anne, baba, mama ve meme.
yeterde artar değil mi?Nasıl olsa dertlerini anlatıyorlar.Her dedikleri anlaşıldığına göre kendilerini üzmeninin de bir manası yok bu konuda.Bir kitapta okumuştum.İkizler maalesef geç konuşurlarmış.Bu da birbirlerinin dillerini anlamaktan kaynaklanıyormuş.İkizlerin ortak bir dil kullandıkları da güya bilimsel olarak kanıtlanmış.Valla ben buna inanıyorum çünki benimkiler aralarında öyle güzel anlaşılıyorlar ki.Mesela:
-ıghhhhh (Hadi gel yaramazlık yapalım)
-ughhhhhh (Tamam sen git ben geliyorum arkandayım)
bu kelimeler kullanıldığında hemen birbirlerinin yüzüne bakıyorlar ve yaramazlık için harekete geçiyorlar.İstikamet genelde mutfak oluyor.Çekmeceler boşaltılıyor, dolapların içi indiriliyor.tencereler, tavalar artık ne varsa.
Karya emziği ile uyur, sadece uyurken emer emziği.Uyanıkken vermiyoruz ve oda alıştı bu duruma.Uyandığında hemen emziğini ağzından çıkarıyor ve "uddaaa" diye bir şey söylüyor.Buda emziği al artık emmiyeceğim demek.Yada geceyse emziği çıkardıysa ağzından ve yine "uddaaa" diye söylediyse ben artık yalancı değil meme emmek istiyorum demek istiyor.
Damla ise aghhhhh dediğinde "battaniyem nerde" demek istiyor.Çünki o da battaniyesi olmadan uyumayan ve emmeyenler grubundan.Emerken illaki battaniyesi elinde olacak ve dokunacak.Nedendir bilmiyorum kendini güvende hissediyor heralde.
İkiz dili bu olsa gerek.Böyle giderse benim kızlar zor konuşacak sanırım.Ne derlerse anlıyoruz çünki.










4 Mart 2009 Çarşamba

İŞTE BİZİM HAFTASONUMUZ

Ne zamandır çocukları alıp şöyle bir gezememiştik.Yok havalar soğuk, yok hava yağmurlu v.s.Bu hafta sonu hava çok güzel dedi eşim.Ardından arkadaşlarımız Kadir ve Suzan aradı.Hadi dediler dışarı çıkalım biraz gezelim.Valla dedik çok süper olur.Hazırlandık.Tabi benim kızlar mest.Ne zaman cicilerini giyseler çıldırıyorlar.Gezmeyi her çocuk gibi çok seviyorlar ama maalesef çok sık yapamıyoruz.her neyse geldiler bizi almaya.Bindik arabaya.Dedik nereye gidelim.İnciraltına mı.Ki en sık gittiğimiz yerdir orası.Deniz kenarı mis gibi deniz kokusu ve gezme alanları.Eşim "bu kez Gölete gidelim "dedi.Hem çocuklar için de iyi olur.Orası çocuklar için daha rahat.Araba yok, tehlike yok.Oraya gittik.Orada Suzan'ın kardeşi ve eşiyle buluştuk.Onların bizden 2 ay büyük oğulları var adı Kemal.Hep birlikte gezdik, yemek yedik, eğlendik.Her yer çimenlerle kaplı olduğu için çocuklar için çok iyi oldu.Hani saldık çayıra resmen.Yürüdüler, düştüler, gezdiler.







İŞTE BİZİM HAFTASONUMUZ

Ne zamandır çocukları alıp şöyle bir gezememiştik.Yok havalar soğuk, yok hava yağmurlu v.s.Bu hafta sonu hava çok güzel dedi eşim.Ardından arkadaşlarımız Kadir ve Suzan aradı.Hadi dediler dışarı çıkalım biraz gezelim.Valla dedik çok süper olur.Hazırlandık.Tabi benim kızlar mest.Ne zaman cicilerini giyseler çıldırıyorlar.Gezmeyi her çocuk gibi çok seviyorlar ama maalesef çok sık yapamıyoruz.her neyse geldiler bizi almaya.Bindik arabaya.Dedik nereye gidelim.İnciraltına mı.Ki en sık gittiğimiz yerdir orası.Deniz kenarı mis gibi deniz kokusu ve gezme alanları.Eşim "bu kez Gölete gidelim "dedi.Hem çocuklar için de iyi olur.Orası çocuklar için daha rahat.Araba yok, tehlike yok.Oraya gittik.Orada Suzan'ın kardeşi ve eşiyle buluştuk.Onların bizden 2 ay büyük oğulları var adı Kemal.Hep birlikte gezdik, yemek yedik, eğlendik.Her yer çimenlerle kaplı olduğu için çocuklar için çok iyi oldu.Hani saldık çayıra resmen.Yürüdüler, düştüler, gezdiler.







2 Mart 2009 Pazartesi

ÇİŞ MACERASI:))

Uzun zamandır uğraştığımız idrar alma maceramız başarıyla sonuçlanmıştır.Ve hatta idrarları alıp kültür sonucunu da alma girişimimiz başarılı sonuçlar vermiştir.Geçen hafta Perşembe günü sabah evde güzelce temizliğimizi yaptık. Önce kakamızı yaptık tabi muhtemel kazalara karşı.Sonrasında batikonlu sularla yapılan temizlik ve iyice kurulama faslı.Sonra da poşetlerin takılması seremonisi.Artık her şey hazır, İstikamet laboratuar.ve laboratuarda başlayan uzun bir bekleyiş.Laboratuardaki görevliler içeride çalışıyor olunca bekleme salonu sadece bize tahsisli gibiydi.Benim kızlarda bunu fırsat bilerek heryeri karıştırma moduna girdiler.Bütün broşürler yerlere atıldı.Bütün dergiler yerlerde gezintiye zorlandı.Sebil bizim evimizde çok fazla kurcalanamadığı için (çünki yanında plastik bardak koyma yeri yok ya bizde) her zerresine kadar kurcalanmak istendi.Tabi bu durumda ben hemen müdahale ederek bilumum parçaları ulaşılamaz yerlere kaldırdım.Sonrasında bekleme salonunda kurcalanacak yer kalmayınca diğer bölümler keşfe başlandı.Önce sekreter masası yolumuzun üstündeydi.Elimizin ulaşabileceği yerde duran post-it ler çekildi ve hepsi yerlere döküldü.Onlar ben ve Hilal Teyzemiz tarafından toplanırken babamıza gözümüz takıldı.O Tv ye takılmış durumdaydı.Sonrasında bizde dikkat edince gördük ki o korkunç uçak kazası gerçekleşmiş ve son dakika haberleri olarak veriliyor.Çok üzüldük tabi.Diyoruz ki Allah sabır versin yakınlarına hepsinin.Biz bu arada yaramazlıklara devam ediyoruz.Sekreter masasının da kurcalanma işi bitince, içeriye görevlilerin çalışma alanına girmek istiyoruz.Önce Damla deniyor.Ama tek başına girmeye cesaret edemiyor.Elimden tutuyor birlikte girmek için ama ben bunu reddedince isteği gerçekleşmiyor.Birlikte geri dönüyoruz.Akabinde kafamı arkaya çevirmemle gördüm ki Karya o bölmeye girmek üzere ve tam bir cadı olarak hiçbir çekingenlik belirtisi göstermeden içeri giriyor.Onu almak için gittiğimde Damla da arkasından geliyor ve o da içeri girmek için hamle yapıyor.Biliyor ki kardeşi girebildiğine göre o da girebilir.Bu arada sürekli altlarına bakılıyor bir gelişme var mı diye.Saatler bu şekilde ilerliyor ama maalesef çiş konusunda hiç adım atılamıyor çünki o beklenen önemli çiş bir türlü yapılamıyor.Sular veriliyor, emziriliyor, mamalar yediriliyor işe yarasın diye ama yok olmuyor beklenen an bir türlü gelemiyor.Yaramazlıklar hala devam ediyor.Ve hala görevlilerin çalışma alanına girmek için mücadele ediliyor.Biz artık yoruluyoruz.Sinirler geriliyor.İki tane bacaksız hem çiş yapmıyor hem de her yeri hallaç pamuğu gibi atmaya çalışıyor.Neyse ki bir müddet sonra Karya’dan o beklediğimiz ve bizim için çok önemli olan çişi alabiliyoruz.Sürekli bakmamızın faydası ile daha yaparken yakalıyoruz ve hemen içeriye veriyoruz.O artık rahat sırada Damla var.Ki Damla çok su içmesi nedeniyle sürekli bezi dolu olan bir çocuk.Ama ne hikmetse o gün çiş yapmıyacağı tuttu.Karnını ovalamalar, su içirmeye devam etmeler ama nafile.Damla inat etti bir kere.Karya’dan tam bir saat sonra yaptı çişini.Ve artık sanırım patlamak üzereydi.Onun çişi neredeyse kaçıyordu.O kadar beklemek yabana gidecekti.Bir kısmı çorabına falan kaçmış zaten.Neyse ki yakaladığımız miktar yeterli dedi görevli.Onu da içeri verdik ve sonuçlar için ertesi günü beklemeye başladık.Ertesi gün akşamüzeri aradım laboratuarı Karya’nın sonucu normal ama Damla’da üreme var.Çok önemli değil dedi bayan görevli ama siz yine de doktorunuzla görüşün.Ertesi gün çıkacaktı Damla’nın sonucu çünki antibiyograma alınacaktı.sonucu bana faksladılar bende hemen doktorumuzu aradım (ki doktorumuza da fakslamışlar sonucu) doktorumuz da önemli bir şey olmadığını önümüzdeki ay her ihtimale karşı tekrarlamamızın iyi olacağını söyledi hatta antibiyotik bile kullanmamıza gerek yokmuş.Ben Damla öksürdüğü için kontrol edebilir mi diye rica ettim.Tamam dedi ve randevu verdi.Ertesi gün çocukları götürdük güzelce muayene etti ve Damlanın diş çıkardığını boğazında gıcık olduğunu ikisi birleşince öksürüğe neden olduğunu v.s anlattı.Hafif bir şurup ve sterimar tavsiye etti.Sonuç itibariyle önemli bir şeyimiz yokmuş.Allah’ıma binlerce kere şükür ki kötü bir şey çıkmadı.
Bizim çiş maceramız bu aylık bitti. Önümüzdeki ay bakalım neler yaşayacağız.