16 Şubat 2009 Pazartesi

BİZİ DE ÖDÜLLENDİRDİNİZ TEŞEKKÜRLER:))


Sevgili dostlarım Piti Piti, Abisinin Kuzusu, Minik Mucize İnci ve Cavidan bizi ödüllendirmiş.Bu güzel ödül için teşekkür ediyoruz kendilerine.
Biz de ayrım yapamıyor ve tüm blog dostlarımızı bu ödüle layık gördüğümüz için herkesi ödüllendirmek istiyoruz.

14 Şubat 2009 Cumartesi

ÜZGÜNÜM

Üzgünüm çünki çok sevdiğim babamın yadigarı halamı 12 Şubat'ta kaybettim.
Hiç ummadığım bir zamanda aldım haberi.Hiç beklemiyordum.
Ama hayat öyle acımasız ki.Hastaydı halam.Çağımızın meşhur hastalığına yenik düştü.
Ama ne kadar hasta olursa olsun insan ölümü yakıştıramıyor kendi ailesine.Halbu ki eninde sonunda hepimizin başına gelecek şey bu.Ama yok ölüm sanki bize hiç uğramıyacak gibi.Babamı ve amcamı da kaybettim ben.Baba tarafından en sevdiğim üç kişi bunlar.Önce babam, sonra amcam ve şimdide halam.Neyse....
Allah herkese gecinden versin diyelim.Sevdiklerimizi korusun ve uzun ve sağlıklı ömürler versin.
Şimdilik bu kadar.Yazacak çok şeyim var ama çok karamsarım ve bu kadar kötü şeyler yazmak istemiyorum bloguma.

11 Şubat 2009 Çarşamba

AH ŞU HASTALIKLAR....

Uzun zamandır yapmak isteyipte yapamadığım şeyi nihayet yapabildim.Kızlardan zorla da olsa idrar tahillerini aldım ve hemen yakınımızdaki tıp merkezine tahlile gönderdim.Sonuç:
Karya:6-8 lökosit, 1-2 epitel ve eritrosit.Yeterli gelmedi teyit olsun diye bir daha alalım dedik.
Ve pazar günü tekrar çalışmaya başladık.Her ikisine de taktık yine poşetleri.Başladık beklemeye.
Aman Allahım ne zor bir iş bu.kız çocuklarından idrar almak kadar zor bir şey yok herhalde.
neyse önce Damla'da yakaladık.Hemen babası götürdü merkeze.Daha onlar gelmeden bu kez Karya'da yakaladım.ve onu da hemen gönderdim.Sonuçlar geldi.
Karya:2.sonuç:4-6 lökosit,1-2 epitel
Damla: Bol lökosit, az bakteri.
Sonuçları görünce hemen doktorumuzu aradım.Hani uzun zamandır gitmeyi planladığım ama bir türlü gidemediğimiz yeni doktorumuzu.Randevumuzu aldım.Salı günü yani dün doktorumuzdaydık.Çok detaylı bir giriş yaptık.Doğduğumuzdan itibaren gelişimimizi ben kaydediyorum zaten evde küçük bir defterciğe.Onu da yanıma almıştım iyi kide almışım.Doktorumuz sordu çünki gelişimlerini.Gösterdim.Baktı kendide kaydetti.gelişimimizi gayet iyi buldu.Akranlarından bir ay önce ve eksik kilolu doğmalarına rağmen gelişimleri gayet iyi dedi.her şey iyi güzel de şu idrarlarına o da takıldı.Yaptırdığınız merkezi tanımıyorum bu yüzden de tekrarlanmasını isteyeceğim, hatta birde mutlaka kültür yaptıracağız dedi.Çocuk hastanesinde yaptıralım daha iyi olur dedi.Ve biz bu sabah kızları da kaptığımız gibi doğruca hastaneye gittik.Taktık poşetleri beklemeye başladık.Saatlerce bekledik.Onlar sıkıldı, biz sıkıldık.Amaaaaaaa nihayetinde yakaladık.ve idrar sonuçlarını aldık.Ama kültür sonuçları pazartesiye çıkıcak.İdrar da evet problem var.Görünürde idrar yolu enfeksiyonu ama doktorumuz kültür sonuçları çıkmadan kesin teşhis koymayalım dediği için bekliyoruz.Kültür sonucuna göre tedaviye başlıycaz.Neticede doktorumuzu sevdik.BAkalım her şey pazartesi belli olucak.İnşallah kötü bir şey çıkmaz.Bu bekleme süreci çok kötü olucak benim için.İnsanın muallakta kalması çok zor.Acabalarla geçicek bir 5 gün.
Kuzular hasta olmadan büyüseler olmaz mı ki??

9 Şubat 2009 Pazartesi

HAFTASONUNDAN BİR KAÇ FOTO

Yemekteyiz bizzz...

Maliyeci annenin maliyeci çocukları işte böyle olur.
vergileriniz geleciğimdir.

damlacım güzel kızım nereye bakıyorsun öyle..

Karyam meraklı tazem benim.



Eniştesi Ertuğrıul ve Karya.Halasının İstanbuldan aldığı pançoyla.

Halası, Ayşem ablası ve Damla.O pançolar üstlerinden bir türlü çıkmadı.Çünki bayıldılar.
Gördükleri an giymek için delirdiler.
Çok yakışmış ama dimi:))

GELECEK TE BİR GÜN GELECEK!!!!!!

Hiç düşündünüz mü? Çocuklarımız olmadan önce ne yapıyorduk. Hayatımız nasıldı?
Bazen düşünüyorum. Bunca yıl nasıl geçmiş. Koca evde baş başa iki kişi nasıl vakit geçirmişiz.
Biz eşimle bazen kitap okur, çoğunlukla TV seyrederdik. Bazen de-ki bu çok sık olurdu- evde durmaz gezerdik. Onun annesi, benim annem. Ama yine de zaman o kadar ağır ilerliyor gibi gelirdi ki bana.Günler neredeyse geçmezdi.
Oysa şimdi. Öyle mi ya. Zamanı durduramıyorum sanki.Hiç bir şeye yetişemiyorum.
Dakikalar, saatler hatta günler o kadar hızla ilerliyor ki. Biraz olsun yavaşlamaz mı bu zaman. Hep bu denli hızlı mı geçecek. Zaman kalıcı izler bırakarak ilerliyor hayatımızda.
Geçenlerde yeğenim Berkcan’la konuşurken halacım 1990’lı yıllarda popüler müzik yapan şarkıcıların adını sayarmısın dedi. Berkcan 1992 doğumlu ve müzikle iç içe yaşayan bir genç. Müzik sevgisinin de tamamen benden kaynaklandığını söyler her fırsatta.Çünki Berkcan küçücük bir çocukken ve Kral TV yeni yeni yayınına başlamışken ben bir müzik tutkunu olarak sabahtan akşama kadar kral tv seyrederdim.Ya da çıkan her kaseti mutlaka almaya çalışır ve sürekli aynı şarkıları dinleyerek dans ederdim evin içinde.Berkcan’da evin içinde minicik bir çocuk beni izlerdi.Ve o da aynı tutkuya esir düştü. Şimdi o da bir müzik delisi Ve bana dedi ki “halacım sana bazen kızıyorum. Beni müzik tutkunu yaptın.Ama bazende senin resmini çerçeveletip duvara asmak istiyorum.Çünki bana bir gelecek hazırladın.Hayatımı müzikle kazanmak istiyorum”.Böyle bir sözle karşılacağımı hiç ama hiç tahmin etmezdim.Kendimle gurur mu duymalıyım.Yoksa o -benim için küçük ama artık koca bir delikanlı olan -yeğenimin adam gibi bir meslek sahibi olmak istememesine mi hayıflanayım. Bilemiyorum. Ama gururum okşanmadı desem yalan söylemiş olurum.Bu konuşmadan sonra Berkcan’la birlikte o yıllara ait şarkıcıların popüler şarkıları ile birlikte bir liste yaptık.Kimler yok ki içinde.Şu an hala var olan bir sürü ses.Ve var olmayan yok olup gitmiş nice insan.Ne umutlarla başlamışlardı kim bilir müzik dünyasına.Ama işte zaman denilen kavram kimisini unutturmuş, kimisini ise müzik dünyasında bir yerlere getirmiş.Ve bu süre içerisinde herkesten bir şeyler alıp götürmüş.
Neyse demem o ki ben de eskiden bir müzik delisiydim. Çıkan her şarkıyı ezbere bilirdim. Ama şimdi hiçbir şeye vakit bulamıyorum. O kadar hızlı geçiyor ki şu zaman denilen mefhum. Tek istediğim kızlarımla daha çok vakit geçirebilmek. İşte bu yüzden zamanı durdurmak istiyorum. İş hayatına atılmadan önce Berkcan’la vakit geçirdiğim gibi onlarla da vakit geçirmek istiyorum. Ve istiyorum ki ileride bir gün tıpkı Berkcan gibi “bu işteki bu sevgimizin tek sorumlusu annemiz o olmasaydı biz bu işi yapmazdık” diyerek kendimi önemli hissettirmeleri. Çok mu megolaman oldum acaba. Ama her anne çocuğunda kalıcı izler bırakmak istemez mi? Onları yönlendirirken onların zevkleri ile birlikte kendi zevkini de ortaya dökmezmi. Bir parça da olsa farkında olmadan o çocuğa gelecek için bazı şeyler katmaz mı?
Zaman ahhhhhh zaman..Azıcık dur.Dur da düşüneyim ne yapmam gerektiğini.

4 Şubat 2009 Çarşamba

YİNE YENİDEN SOBEEEEEEEEEEE!!!

Sevgili Gülhan' ca sobelemiş beni.Hemen netim kesilmeden cevaplarımı yazayım.

YAPTIĞIM 4 İŞ
Kamu kurumunda çalışmak, Yemek yemek, kitap okumak ve çok şükür ki annelik yapmak.

DEFALARCA İZLEMEKTEN SIKILMAYACAĞIM 4 FİLM
Ghost, Cesur Yürek ve E.T.

YAŞADIĞIM 4 YER
İzmir, İzmir, İzmir ve yine İzmir..Ben başka yerde yaşamadım ki....

İZLEDİĞİM 4 TELEVİZYON PROGRAMI
Avrupa Yakası, Yemekteyiz Biz, Gece Bahçesi ve Kurtlar Vadisi(Dört gözle bekliyorum yeni bölümlerini)

TATİL İÇİN GİTTİĞİM 4 YER
Bodrum, Marmaris, Fethiye, Dikili

EN SEVDİĞİM 4 YEMEK
Köfte, Kereviz, Mantı, Patates Kızartması

HEMEN ŞİMDİ OLMAK İSTEDİĞİM 4 YER
Evim, Evim, Evim ve yine Evim (Çünki çok uykum var gidip uyumak istiyorum ama ben)

BİR YAĞMUR DAMLASI OLSAYDIM DÜŞMEK İSTEDİĞİM 4 YER
her yere düşebilirim.Yağmur olayımda şu susuzluk işine çözüm olsam ne mutlu bana.

BENDE 4 KİŞİ SOBELİYORUM.
Valla kızlar daha önce sobelendiniz mi bilmiyorum ama.
İLKE'NİN GÜNLÜĞÜ , cavidan, eviminnuru ve ABİSİNİN KUZUSU bende sizi sobeledim.
Hadi bakalım kolay gelsin.

GELDİM GİDİYORUM....

İşte geldim burdayım, ben bu işte ustayım.........

diye bir cıngıl vardı yanlış hatırlamıyorsam.Sabah sabah nerden aklıma geldiyse geldi işte.Blogumu boşladığımı sanmayın lütfen.Daha önce de bahsetmiştim size.İşyerinde bazı sorunlar var internetle ilgili.O sorunların bir an önce halledilmesini diliyorum.zira benim başka türlü bu işi takip etmem mümkün değil.evde hiç ama hiç vaktim olmuyor.Akşam eve gider gitmez benim kuzular etrafımda pervane.Yakamı paçamı her bir yanımı asılıyorlar.Bilin bakalım neden.Çünki mütemadiyen emmek istiyorlar.Biz hala emmeye devam ediyoruz.Kıyamıyorum onları emzirmeden kesmeye.O kadar seviyorlar ki.Hani çikolata krizinizin tuttuğunu düşünün ve size çikolata ikram edildiğini.O çikolatayı yerken nasıl mest oluyorsunuz, onlar da işte aynen öyle.O çıkardıkları sesler için insan ömür boyu emzirir heralde.Müthiş bir şey ve müthiş bir duygu.Benim en çok korktuğum şeydi kızlarımı emzirememek.Çünki bir çok ikiz annesinden ve ikizlerle ilgili sitelerden okuduklarım ve duyduklarım ikizlere sütün yetmediği.Ve zaten prematüre doğdukları için memeyi almakta zorlandıkları ve mamayla da daha çabuk tanıştıkları için (Biberonla) anneyi emmek onlara eziyet geliyor heralde.O yüzden doktorlar kesinlikle mama verilecekse kaşıkla verilmesini öneriyorlar.Bizde ilk zamanlar kaşık uygulamasını denemiştik ama baktık kaşık zorluyor bizde aventten ann memesine en yakın olduğunu duyduğumuz ve bu yüzden aldığımız biberonları kullandık.Çok şükür ki benim kızlarım biberon almalarına rağmen anne sütünü bırakmadılar.Hatta akıllı iyice erince biberonu bıraktılar ama beni diil:)))
Neyse ne anlatıcaktım ki ben.Evet bu aralar uzaktayım ama aklım hep sizlerde.Fırsat bulduğum her zamanda mutlaka hem takip etmeye çalışıyorum, hem de yazmaya çalışıyorum.
Netice de sizi özledim..